Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5850 E. 2020/5735 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5850
KARAR NO : 2020/5735
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Kal

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu 210 parsel sayılı taşınmaza davalının erik ağaçları ve muhtelif yapılar dikmek suretiyle haksız müdahalede bulunduğunu açıklayarak, elatmanın önlenmesini, tecavüz konusu yapıların kal’ini ve ecrimisile hükmedilmesini talep ve dava etmiş, davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerinin kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
Somut olaya gelince, davacının 20.04.2015 tarihinde açtığı davada elatmanın önlenmesi talebine ek olarak 2014 ve 2015 yılları için ecrimisil talep ettiği, dava dilekçesindeki ifadeler ile keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin ve tanıkların aynı doğrultuda ve uyumlu olarak, dava konusu taşınmazdaki meyve ağaçlarının davalı … tarafından dikildiğini beyan ettikleri, keza davacı tarafından aksinin iddia ve ispat edilmediği anlaşıldığına göre; meyve ağaçlarının davalıya ait olduğu nazara alınarak Mahkemece ecrimisil bedelinin taşınmazın tarla geliri üzerinden, münevabe usulleri ile dava tarihi de dikkate alınarak hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bu sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.