Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6808 E. 2020/6932 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6808
KARAR NO : 2020/6932
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı, 542 parsel sayılı taşınmazda kendisinin 8 nolu bağımsız bölümü, davalının ise 5 nolu bağımsız bölümü kullandığını, ancak kapı numaralarında hata yapıldığını, fiili durumun çelişkili olduğunu, davalının kullanımında olan dairenin tapu kaydına esas olan mimari proje ve vaziyet planına göre kendisine ait olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 07.05.2014 tarihli kararla Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 1721 sayılı 2011/3 nolu genelgesi doğrultusunda idari yoldan düzeltilebileceği gibi davalının da tapu kaydına güvenerek iyiniyetle malik olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.12.2015 tarihli ilamıyla TMK’nin 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkı gözetilerek kayda üstünlük tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemece, 26.10.2016 tarihli kararla davanın kabulü ile; TMK mad. 683 gereğince davalının dava konusu … İli, …, … mahallesinde kain 542 parseldeki … Sitesi a-1 blok 5 kapı nolu daireye vâki haksız elatmasının önlenmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kat mülkiyeti kurulmuş olan 542 parsel sayılı taşınmazdaki mesken nitelikli 8 nolu bağımsız bölümün tahsis suretiyle 13.09.2002 tarihinde davacı adına, 5 nolu meskenin ise satış suretiyle 11.9.2006 tarihinde davalı adına tescil edildiği, davacının kayden 8 nolu bağımsız bölümü, davalının ise 5 nolu bağımsız bölümü mülk edindikleri, mimari proje, vaziyet planı ile tapu kayıtları arasında bir uyumsuzluk bulunmadığı, ne var ki fiilen davacının 5 nolu bölümü tasarruf ettiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nin 297/2 maddesi hükmüne göre; taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Mahkemece, 542 parseldeki … sitesi A-1 Blok 5 kapı nolu daireye vâki haksız el atmasının önlenmesine karar verirken el atmanın önlenmesine karar verilen dairenin 542 parseldeki 8 nolu bağımsız bölüm olduğunu belirtmesi gerekirken infazda tereddüte neden olacak şekilde işgaline karar verilen bağımsız bölümün kapı numarasını belirterek yetinmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, elatılan taşınmazın tapu kaydındaki bilgilerine kararda yer vermeksizin el atmanın önlenmesine karar verilmesi doğru değil ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK mad. 438/7, HMK mad. 370/2).
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 1. maddesinin 1. bendindeki ” A-1 Blok 5 kapı nolu ” ibaresinden sonra gelmek üzere ” 542 parsel 8 nolu bağımsız bölüme ” ibaresinin eklenmesine, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının eklenmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.