Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/7962 E. 2019/10518 K. 26.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7962
KARAR NO : 2019/10518
KARAR TARİHİ : 26.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davacının maliki olduğu 783 nolu parselde herhangi bir kamulaştırma yapılmaksızın davalı … tarafından yol geçirmek şeklinde tecavüzde bulunulduğunu, bununla ilgili olarak el atmanın önlenmesi ve kal amaçlı Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını açıklayarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla son beş yıl için olmak üzere 20.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın el atmanın önlenmesini talep ettiği kısmın belediye kurulmadan önce açılan yol olduğunu, imar planında yol olarak bırakıldığını fakat imar uygulaması işlemi yapılmadığını, davacının yıllardan beri bu şekilde kullanıma onay verdiğini ve bu yerde kamu yararı olup herhangi bir kötü niyetten söz edilemeyeceğini, el atmaya son verilmesine ilişkin davacı tarafın herhangi bir ihtar ve ihbarda da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıya ait taşınmaza herhangi bir hukuki nedene dayanmadan el atıldığı ve bu el atma nedeniyle talep edebilecek ecrimisil bedeli toplamının 73.711,80 TL olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, 20.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin saklı tutulmasına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, her iki taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda mevcut hesaplama yönteminin Daire uygulamasına aykırı düştüğü anlaşılmaktadır. Raporda, taşınmazın dava tarihi 2012 yılındaki ecrimisil bedeli belirlenerek, geriye dönük talep edilen döneme ilişkin olarak hesap yapıldığı görülmektedir.
Mahkemece, yukarıda izah edilen şekilde araştırma yapılıp, ecrimisil istenilen ilk dönem başlangıç tarihi olarak baz alınmak suretiyle hesaplama yaptırılarak ilk dönem için miktarın belirlenmesi, sonraki dönemler için ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle miktarın tespit edilmesi ve sonucunda ecrimisile hükmedilmesi gerekirken bu hususları içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektimiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle her iki taraf vekillerinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 26.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.