YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9708
KARAR NO : 2018/18264
KARAR TARİHİ : 07.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, mülkiyeti davacı idareye ait… Mevkii, 549 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalılar tarafından davacı idarenin bilgisi ve izni olmadan spor tesisleri yaptırıldığının tespit edildiğini, … Hukuk Mahkemesinin … Değişik İş sayılı dosyasından delil tespiti yaptırıldığını ve işgal edilen alanın belirlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 27/03/206 tarihinden 01/12/2006 tarihine kadar geçen dönem için aylık 500,00 TL’den toplam 4.050,00 TL ecrimisil alacağının aylık kademeli olarak işleyecek reeskont faizi ile birlikte haksız işgalci davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, tesisin yapıldığından davacının haberdar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalı Metin Karakaya yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davalıların dava konusu yeri spor tesisi yapmak sureti ile müdahalede bulunduklarının tartışma dışı olduğu, ecrimisilin, haksız fiile dayalı kira benzeri bir tazminat olduğu, ecrimisil takdiri için haksız fiil, zarar ve haksız fiil ile zarar arasında illiyet bağı koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın, davacı idare tarafından davalılar tarafından işgal edilmeseydi ne türlü bir gelir getireceği hususunun ispatlanamadığı, bu halde ecrimisil takdir etmenin unsurlarından olan zarar unsurunun gerçekleştiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza yönelik ecrimisil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). Öte yandan; ecrimisile hükmedilebilmesi için, taşınmazdan davacı tarafın ne şekilde ekonomik gelir elde ettiği hususunun ispatı zorunlu olmadığı gibi haksız olarak kullanılan taşınmazın ekonomik tahsis amacı itibariyle gelir getirmeye özgülenmemiş olması dahi sonuca etkili değildir.
Somut olaya gelince, davalıların davacının rızası dışında dava konusu taşınmaza müdahale ettikleri sabit olduğundan Mahkemece yukarıda izah edilen hususlar üzerinde durularak sonucuna göre ecrimisile karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 07.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.