Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5030 E. 2023/5221 K. 16.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5030
KARAR NO : 2023/5221
KARAR TARİHİ : 16.10.2023

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/662 E., 2019/1187 K.
KARAR : Davacı ve davalılar … vd. vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davanınkısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/146 E., 2019/10 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı vekili ile dahili davalılar … ve arkadaşları vekili, dahili davalı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince diğer istinaf isteklerinin reddi ile davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulüne, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu son karar davacı vekili ile dahili davalılar … ve arkadaşları vekili, dahili davalı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kullanım kadastrosu çalışmaları sonucunda … ili … ilçesi …Mahallesinde kain 999 ada 9 parsel …, 847,16 m2 alanlı, bahçe vasıflı taşınmaz; beyanlar hanesine “Hazine lehine orman sınırı dışına çıkarılmıştır” ile “bu parselin kullanımı ve üzerindeki tek katlı kagir ev, ahır, meyve ve zeytin ağaçları … kızı …’a aittir” şerhleri verilmek suretiyle 26.07.2016 tarihinde Hazine adına tespit edilmiştir. Tutanağın edinme sebebi sütununda, taşınmazın 1977 yılından beri …’un zeytin ve meyve bahçesi olarak kullanımında olduğu, adı geçenin bu parsel üzerine 1980 yılında tek katlı kagir bir ev ve tek katlı kagir bir ahır yaptığı ifadeleri yer almaktadır.
Davacı … vekili dava dilekçesinde, çekişmeli 999 ada 9 parselin beyanlar hanesinde davalıların murisi … adına zilyetlik şerhi verildiğini, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkillinin taşınmazın zilyedi olduğunun ispatlanacağını ileri sürerek taşınmazın beyanlar hanesine müvekkilinin nüfus bilgilerinin yazılması suretiyle düzeltilmesini istemiş; davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 2009-2010 tarihlerinden beri … mirasçılarının dava konusu taşınmazda fiili bir kullanım durumlarının olmadığı, bir kısım davalı tanıklarının davacının dava konusu taşınmazı kiracı olarak kullanmaya başladığını, 2009-2010 tarihlerinden sonra kira ödemesi de yapmadığını, zorla ve cebren kullandığını beyan ettiği; ancak kadastro tespitine kadar taraflar arasında taşınmazın kullanımı hususunda nizanın varlığını gösteren herhangi bir delilin bulunmadığı, taşınmazın fiili kullanıcısı durumundaki davacının zilyetlik iddiasının sabit görüldüğü, ancak taşınmazdaki bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen yapının … tarafından yapıldığı ve eşi …’a ait olduğu hususunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, … ili … ilçesi …Mahallesi 999 ada 9 parsel … taşınmazın muris … lehine olan kullanıcı şerhinin iptali ile; beyanlar hanesine “bu taşınmazın tamamının kullanımı ve 01/07/2018 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 87,40 m² lik konut davacı …’e, B harfi ile gösterilen 188,16 m² lik konut ve dam … kızı …’a aittir” şerhinin işlenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile dahili davalılar … ve arkadaşları vekili, dahili davalı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, davalı Hazinenin yasal hasım olması ve harçtan muaf olması nedeniyle istinaf isteğinin kabulüne, diğer istinaf isteklerinin reddine, yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulü ile; … ili … ilçesi … Ata Mahallesi 999 ada 9 parsel … taşınmazın muris … lehine olan kullanıcı şerhinin iptali ile; beyanlar hanesine “bu taşınmazın tamamının kullanımı ve 01/07/2018 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 87,40 m²’lik konut davacı …’e, B harfi ile gösterilen 188,16 m² lik konut ve dam … kızı …’a aittir” şerhinin işlenmesine, alınması gerekli 44,40 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile 13,00 TL’nin dahili davalılar … ve arkadaşları vekili ve dahili davalı …’dan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan ve takdir olunan 2.725,00 TL’nin dahili davalılar … ve arkadaşları ve dahili davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan 67,40 TL dava açma gideri, 421,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 100,00 TL keşif araç ücreti, 253,80 TL mahkeme yolluğu, 800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.642,70 TL yargılama giderinin dahili davalılar … ve arkadaşları ve dahili davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile dahili davalılar … ve arkadaşları vekili, dahili davalı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraz isteğine ilişkindir.
1-Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden yapılan incelemede;
Dosya muhtevasına, yapılan araştırmaya, dava evrakı ile yargılama tutanaklar münderecatına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dahili davalılar … ve arkadaşları vekili, dahili davalı … vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede:
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte dava konusu taşınmaz başında ve duruşmada dinlenen ve taşınmazın evveliyatını bilen tutanak tanıkları ile diğer tanıkların uyumlu beyanından; dava konusu taşınmazın, tespit tutanağında adı geçen …’un eşi …’un zilyetliğinde olduğu, bilahare …’un taşınmazı dava dışı … Bülbül’e kiraya verdiği, davacının taşınmazın kiracısı … Bülbül’ün yeğeni olduğu ve … Bülbül’ün kızı ile evlendikten sonra taşınmaza yerleştiği, taşınmazda bulunan eski ev ve damın …, yeni evin … Bülbül ve davacı tarafından yapıldığı, davacının taşınmazın hukuki bir gerekçe ile kendisine geçişini ispatlayamadığı anlaşıldığına göre, dava konusu taşınmazın kiracısının damadı durumunda bulunan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …, davalı …’a iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.