Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9572 E. 2021/12275 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9572
KARAR NO : 2021/12275
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … İdaresi, … İli … İlçesi …/… Mahallesi 112 ada 52 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan ve bilirkişilerce uygulamaya esas alınan orman kadastrosuna ilişkin 38 sayfa numaralı açıklama ve işe başlama tutanağı ile 41 sayfa numaralı işi bitirme tutanağının 03.11.1986 tarihli, 42 sayfa numaralı sonuçlandırma tutanağının 23.01.1987 tarihli, çekişmeli taşınmazla ilgili olan 31, 32 ve 33 OS nolu orman sınır noktalarına ilişkin çalışma tutanaklarının ise 11.10.1978 tarihli olduğu görülmektedir. Dosya içerisinde 1986 yılında yapılan orman kadastrosuna ait 39 ve 40 sayfa numaralı çalışma tutanakları bulunmadığından, orman bilirkişi raporunda, 58 numaralı Orman Kadasro Komisyonunca 1986 yılında yapılan çalışmalarda 5 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan ve itirazlar incelenemediği için, kesinleşmeyen orman kadastrosuna ait sınır noktalarının aynen kabul edildiğine dair yapılan açıklamanın denetleme olanağı bulunmamaktadır. Keza yine dosya içerisinde bulunan ve tefrik kararı öncesi Hendek Kadastro Mahkemesinin 2012/4 Esas sayılı dosyasına sunulan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli 112 ada 52 parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen bölümünün orman sınrıları içerisinde kaldığı bildirilmiş olup, bu haliyle önceki raporla hükme esas alınan rapor arasında oluşan çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın tapu kaydında bulunan haciz şerhinin halen geçerli olup olmadığı araştırılarak, geçerli ise haciz şerhi sahiplerinin davalı olarak davaya yer almaları gerektiğinden, husumetin haciz şerhi sahiplerine yaygınlaştırılması için davacı … İdaresine süre verilmeli, bundan sonra çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma (özellikle 39 ve 40 sayfa numaralı tutanaklar), işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan, bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki mevcut ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli; dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler de giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak açıklamalı, krokili rapor alınmalı ve bunan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … İdaresi’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’ un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.