Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/192 E. 2020/1034 K. 14.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/192
KARAR NO : 2020/1034
KARAR TARİHİ : 14.09.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 2020/7314 Esas sırasında kayıtlı Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/769 Esas ve 2015/153 Karar sayılı dosyası ile bu dosya arasında suç ve sanık … yönünden fiili ve hukuki bağlantı olduğundan birlikte ele alınarak yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 gün ve 2014/118-2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve suçun TCK’nın topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, bu bağlamda TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği nazara alındığında, sanık hakkında Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2015 tarih ve 2012/769 Esas, 2015/153 Karar sayılı ilamıyla tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2020/7314 Esasına kaydedildiği, suç tarihinin 2011, iddianame tarihinin 28/06/2012 olduğu, hakeza temyize konu bu kamu davasında ise suç tarihinin 2009-2010, iddianame tarihinin 02/08/2012 olması karşısında; mümkünse davaların birleştirilmesi, kesinleşmesi veya birleştirme olanağının ortadan kalkması durumunda ise asılları veya onaylı örneklerinin bu dosya arasına konulmasından sonra, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde her iki dosyada bulunan tüm mağdurların yargılama aşamasındaki ve vergi müfettişi huzurunda alınan beyanları üzerinde durularak, suçunun sübutu halinde sanığın hukuki kesinti bulunmayan eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturması nedeniyle TCK’nın 3/1 ve 61/1. maddeleri de gözetilerek hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair savunmasının aksini ispatlayan mahkumiyetine yeterli, açık, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden” şeklindeki yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 14/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.