YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10338
KARAR NO : 2023/7806
KARAR TARİHİ : 27.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/166 E., 2015/345 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebi uyarınca yapılan 11.11.2020 tarihli duruşmaya sanık veya müdafiinin gelmemesi üzerine incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2012/166 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararı ile sanığın;
1. Mağdure …’ye yönelik cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine,
2. Mağdure …’ye yönelik sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine,
3. Katılan …’e yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrası ile 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan beyanlarının çelişkili olması, olay tarihinden üç yıl kadar sonra şikayetçi olunması, tanıkların katılanı doğrulamaması ve katılana ilişkin rapora itirazlarının değerlendirilmeyerek karar verilmesinin hatalı olması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkeme, “…Mahkememizce yapılan yargılamaya konu olay şu şekilde gerçekleşmiştir. Olay tarihinde sanık lisede müdür yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Mağdure …’in ise bu lisede öğrencidir. Sanığın mağdureyi okul bahçesinde gördükten sonra sık sık ders saatlerinde odasına çağırttığı, oda kapısını kilitleyerek müştekiyi elinden tuttuğu ve öpmeye çalıştığı, daha sonraki tarihlerde sanık ve müştekinin okulca Antalya iline geziye gittikleri sırada da sanığın müştekinin cep telefonuna mesajlar gönderdiği ve müştekiyi elinden tutarak öpmeye çalıştığı, 2009 yılı Temmuz ayı içerisinde müştekiyi Bodrum’da bir restoranta yemeğe götüren sanığın müştekinin sürekli alkol almasını sağladıktan sonra Turgutreis beldesinde bulunan evine götürdüğü, sanığın burada müştekiyi alkollü olmasından faydalanarak zorla yatak odasındaki yatağa yatırarak üzerinde bulunan elbiseleri çıkarttığı ve müşteki ile zorla cinsel ilişkiye girdiği, bu olay sonrası sanığın müştekiyi arayarak görüşmeye devam etmesi konusunda tehditlerde bulunduğu, görüşmemeleri halinde yaşadıklarını herkese anlatacağını, kendisini Bodrum’a rezil edeceğini, etrafında arkadaşının kalmayacağını söylediği, bunun üzerine müştekinin sanık ile görüşmeye devam ettiği, 2010 yılı Ocak ayı içerisinde sanığın kızı ve müşteki ile bir restorantta yemek yedikten sonra kızının gelen telefon üzerine restoranttan ayrıldığı, sanık ile müştekinin sanığa ait Turgutreis adresindeki evine gittikleri, burada sanığın müştekinin rızası olmadığı halde müşteki ile cinsel ilişkiye girdiği, 2010 yılı Ekim ayı içerisinde de sanığın Turgutreis adresindeki evinde müşteki ile rızası haricinde birden çok kez cinsel ilişkiye girdiği hususları mahkememizce sabit görülmüştür. Olayın oluşumu mağdurenin anlatımları ile de sabittir. Katılan … mahkememizde yapılan yargılama sürecinde alınan ifadesinde “… birlikteliğimizin ilk seferinde alkol almıştık, birlikte yemeğe gitmiştik, alkol aldık, ilk olarak benimle kendi evinde cinsel ilişkide bulundu, ben alkollü olduğum için kendimde değilim, beni zorladı, ilk cinsel ilişki orada oldu….bu şekilde üç-dört kere cinsel ilişkimiz oldu, en sonunda da hamile kaldım….” şeklinde beyanda bulunmuştur. Katılanın beyanları diğer tanıkların ifadeleri ile de uyumludur. Sanığın tutarsız, savunmaya dönük beyanlarına itibar edilmemiştir. Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 21.06.2013 tarih ve 2600 Karar Nolu Raporuna göre, “… …’in 2009-2012 yılları arasında mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu” tespiti yapılmıştır. Sanığın katılan …’ e karşı eylemlerinin üzerine atılı Nitelikli Cinsel Saldırı suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla…” şeklindeki gerekçesiyle sanığın katılan …’e yönelik eylemleri yönünden mahkumiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mağdure Afet’e yönelik eylem yönünden, olayın intikal şekli ve süresi, katılanın başka delillerle doğrulanmayan beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın katılan ile rızası dışında cinsel ilişkiye girdiğine dair mahkumiyete yeter, her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı anlaşıldığından sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan ve Bodrum (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesince, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/166 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen dava hakkında bir karar verilmemiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2012/166 Esas, 2015/345 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.