YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14808
KARAR NO : 2023/6167
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/338 E., 2016/68 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yalova 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/338 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Yalova 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/338 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde; suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 ay olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.02.2016 mahkumiyet tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 7 yıl 6 ay olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde; Sanık ile mağdure arasında menfaat çatışması bulunduğu gözetilerek ayrı ayrı müdafiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken, mağdureye soruşturma aşamasında baro tarafından görevlendirilen vekilin, kovuşturma aşamasında sanık için görevlendirilerek aynı müdafii tarafından savunulmaları suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 152 nci maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
III. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin (1) bölümünde açıklanan nedenle Yalova 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/338 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık Hakkında Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçenin 2. bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/338 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.