YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15197
KARAR NO : 2023/8246
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/555 E., 2016/19 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Suça sürüklenen çocuğun babası olan velisinin 19.01.2016 tarihli celsede tefhim edilen karara karşı, 1412
sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 27.01.2016 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun velisinin temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/60398 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/555 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.09.2020 tarihli ve 14-2020/65075 sayılı ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İsteği
Dinlenen tanıkların yanlı olarak yalan beyanda bulunduklarına, kendisine komplo kurulduğuna ve sair nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; ”Suça sürüklenen çocuğun savunması, katılan mağdur ve katılanların beyanları, tanık anlatımı, adli tıp kurumu raporları ve sosyal inceleme raporu ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun mağdur ile akraba oldukları, olay günü aynı evde bulundukları sırada suça sürüklenen çocuğun cinsel organını mağdurun poposuna sürttüğü, alınan doktor raporunda mağdurun anal sfinkter tonusunun hafif azaldığının tespit edildiği ve ruh sağlığının bozulduğunun belirlendiği, eylemin basit cinsel istismar kapsamında kaldığı vicdani kanısına varılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.” gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı kapsamında kaldığı kabul edilerek çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuğun Velisinin Temyiz İstemi Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun velisinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun velisinin temyiz isteminin, aynı sayılı Kanun’un 317 inci maddesi uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 ay olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.01.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 ay olan olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Bozma gerekçesine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuğunun Velisinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuğunun velisinin vaki temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/555 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.