Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/7137 E. 2023/4319 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7137
KARAR NO : 2023/4319
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/319 E., 2015/58 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/319 Esas, 2015/58 Karar sayılı karar ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Beraat kararlarının bozulmasına yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2014 tarihli ve 2014/37205 Esas sayılı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2014 tarihli ve 2014/39562 esas sayılı iddianameleri ile sanık … hakkında suç tarihi itibariyle on sekiz yaşını doldurmuş olan katılan …’ın sorhoşluğundan istifade ederek, katılanın evinde ona nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu, temyiz dışı diğer sanık …’in de bu eylem sırasında sanık …’ın yanında yer alarak sanık …’ın eylemine yardım ettiği anlatımıyla kamu davası açılmıştır.

2. Mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde; sanık …’ın ve katılanın, katılanın olay sırasında birkaç saatliğine evde olmadıkları anlaşılan ailesi ile birlikte oturduğu eve katılanın rızası ile girdikleri, katılanın eve girmeden önce ya da eve girdikten sonra oluşan rızası ile katılanın kendi odasında ve yatağında normal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, katılan ile sanık …’ın daha önce de cinsel ilişkiye girdikleri, reşit olan kişinin evin çocuğu olmasının, eve girilmesi konusunda ayrıca anne ya da babasının da rızasının aranmasını gerektirmeyeceği, aksinin kabulü halinde içinde birden fazla reşit kişinin yaşadığı bir eve, bunlardan birinin rızası ile giren bir kişi ile ilgili olarak, diğer oturanlardan herhangi birinin bir sebeple rızasının olmadığını beyan etmesi durumunda, suçlu durumuna düşmesi sonucunun ortaya çıkacağı, ki bunun kabulünün mümkün bulunmadığı, kaldı ki sanık … ile katılan …’ın odasında cinsel ilişkiye girdikleri, ev içinde katılanın anne-babasına ait ve mahsus sayılabilecek odaya girdiklerine dair bir iddia bulunmadığı, o durumda dahi evin her bölümü için ayrı ayrı suç nitelemesi yapılamayacağı, mezkur suçun sübutu tartışmalı olacağı gibi, böylesi bir durum dahi bulunmadığı, bu itibarla sanık …’ın katılanın evine onun rızası ile girmiş olmasının kanunda suç olarak tanımlanmadığı belirtilerek sanığın üzerine atılı suçların kanuni unsurlarının oluşmadığı değerlendirmesiyle sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı beraatine karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu Yönünden
Yapılan yargılama neticesinde mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre usul ve kanuna uygun bulunduğundan katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Konut Dokunulmazlığı Suçu Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.02.2015 tarihli sanığın mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/319 Esas, 2015/58 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Konut Dokunulmazlığı Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/319 Esas, 2015/58 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.