YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11866
KARAR NO : 2023/2929
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/59 E., 2022/61 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/59 Esas, 2022/61 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/15320 Esas, 2022/994 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;
Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2019 tarihli ve 2019/653 Esas sayılı iddianamesiyle, sanığın sarkıntılık yapmak sureti ile çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2019 tarihli ve 2019/628 Esas, 2019/566 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin üçüncü cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ve 2019/258 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde on iki yaşından küçük çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.05.2020 tarihli ve 2020/955 Esas, 2020/529 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
5. Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.02.2022 tarihli ve 2021/15320 Esas, 2022/994 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
6. Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2022/59 Esas, 2022/61 Karar sayılı kararı ile önceki ilâmında direnilmesine karar vermiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.08.2022 tarihli ve 9-2022/103185 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst hadden cezalandırılmaması nedeniyle verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Sanık Müdafii Av. …’in Temyiz İstemi
Tanıkların hiçbirinin yüz yüze dinlenilmediğini, şüphenin mevcut olduğunu, eylemin tek olduğunu ve cinsel saikle yapılmadığının aşikar olduğunu, mağdure ile tanık beyanının çelişkili olduğunu, olay yerinde olan tanıklar dinlenilmeden hüküm kurulmasının eksik araştırma sonucu hatalı bir karar olduğunu, mağdurenin annesinin şikâyetçi olmadığını, mağdurenin annesi ile sanığın aynı evde yaşamadığını, şikâyetçi olmaması hususunda sanığın baskı yapamayacağı, sanığın ve mağdurenin hiçbir şekilde yalnız kalmadıklarını, mağdurenin bir akrabasının başına gelen olaylardan etkilendiği ve ilgi çekmek için o olaya benzer beyanlarda bulunduğu, mağdurenin babasının mağdurenin annesine … olduğu ve bu sebeple mağdureyi yönlendirdiği, cezalandırma için yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve objektif delilin somut olayda bulunmadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Sanık Müdafii Av. …’nin Temyiz İstemi
Sanığın mağdure ile cinsel saikli eylemlerde bulunacak şekilde yalnız kalması mümkün olmayan bir ortamda bir arada kaldığını, sanığın tüm aşamalarda mağdureye karşı hiçbir hukuka aykırı davranış veya istismar eyleminin olmadığını beyan ettiğini, mağdurenin psikolojik durumunun net bir şekilde araştırılmaksızın salt mağdurenin şikâyeti üzerine sanığın isnad edilen suç dolayısıyla ceza almasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, mağdurenin annesinin şikâyetçi olmadığını, tanık …’in beyanlarının sanık aleyhine olmadığını, tanık beyanlarına göre sanık ile mağdurenin fiziki şartlar itibariyle baş başa kalmalarının mümkün olmadığı bir ortamda kaldıklarını, sanığın mağdurenin dosyada yer alan diğer beyanlar ve belgeler ile çelişkili bulunan kurguya dayalı beyanları ile aynı suç işleme kararına dayalı, birden fazla kez eylemde bulunduğunun kabulü sanığın eylemlerinin hatalı değerlendirilmesiyle birlikte cezanın artmasına sebebiyet verdiğinden hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince bozma ilâmı üzerine; “… Mağdure ve sanığın dayı-yeğen oldukları, mağdure ve tanık beyanından anlaşılacağı üzere 2018 yılında anne ve babasının ayrı olması nedeniyle mağdurenin annesinin yanına Gümüşhane iline geldiği, 2 ay kadar süreyle annesi ve dayısıyla birlikte yaşadığı, birlikte yaşadıkları dönemde yayla evinde herkesin aynı odada uyuduğu, mağdurenin beyanında özetle dayısının göğüslerine dokunduğunu fark ettiğini, dudağından öptüğünü, dayısından uzak durduğunu, kuzeni olan … ile bu konuyu konuştuklaırnı, kuzeninin bize de yapıyor diyerek cevap verdiğini, yaylada bulunduğu 2 aylık süre boyunca dudağından öptüğünü ve vücuduna dokunduğunu belirttiği, mağdurenin kovuşturma ve soruşturma aşamasında birbiriyle çelişmeyen benzer beyanlarda bulunduğu, mağdurenin beyanında bahsettiği kuzeni olan … … ***’un tanık olarak dinlendiği, tanığın soruşturma aşamasında 02.08.2018 tarihinde alınan beyanında özetle …’in teyzesinin kızı olduğunu, bir gün kendisine dayım bana sarkıntılık yapıyor dediğini, …’in dayısından uzak durmaya çalıştığını ve onla aynı ortamda bulunmak istemediğini, kendisinin de …’e annene anlat dediğini ve onun da anlattığını, bunun üzerine teyzesinin konuşmak için dayısını yanlarından alıp götürdüğünü beyan ettiği, tanık …’in kovuşturma aşamasında tanıklıktan çekinerek beyanda bulunmadığı, sanığın da mahkeme huzurunda alınan beyanlar okunduğu sırada tanığın Torul’da verdiği beyanda bu ifadeleri reddettiğini söylediği, tanığın mahkemede vereceği ifadeden haberdar olup aradaki akrabalık ilişkisi de gözetildiğinde tanıklıktan çekinmiş olmasında sanığın etkisi bulunabileceği, sanığın annesi, mağdurun ise anneannesi olan tanık … ***’in de yargılama kapsamında tanık olarak dinlendiği, tanığın beyanında özetle sanığın internetten birşeyler izlerken mağdurun da izlemek istediği, sanık izletmeyince mağdurun küstüğü, dayısının gönlünü almaya çalıştığı sırada elinin göğsüne değdiğini, akşam herkesin uyuduğunu, sabah uyanınca mağdurun yüzünün asık olduğunu, sebebi sorulunca dayısının kendisine dokunduğunu söylediği, bunun üzerine mağdurun annesinin sanığı yanına çağırdığını ve sorduğunu, sanığın akşamki internet olayıyla ilgili olarak yüzünün asık olacağını söylediğini beyan ettiği, mağdurun annesi olan … ***’in de aynı yönde beyanda bulunduğu, tanık beyanları gözetildiğinde mağdurun anlatımını destekler yönde olduğu, nitekim soruşturma aşamasında olayın ilk haliyle alınan tanık …’in beyanında mağdurun sanıktan uzak durduğunu da belirttiği, sanığın da alınan beyanlarında aynı şekilde tanık beyanlarında bahsedilen internetten video izlediği sırada mağdurla olan konuşmalarından ve elinin yanlışlıkla göğsüne değmesi olayından bahsettiği ve diğer suçlamaları reddettiği, sanığın beyanlarının tevil yollu ikrar içerdiği, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde cinsel istismar eyleminin subut bulduğu, mağdurenin anlatımı göz önüne alındığında sanığın mağdureye yönelik dudağından öpme, göğsüne dokunma şeklindeki fiziksel temas içeren eylemlerinin ani hareketle gerçekleştirilip, kısa süreli olması ve kendiliğinden sonlandırılması karşısında eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığının yerleşik Yargıtay içtihatları ışığında mahkememizce kabul edildiği, açıklanan hususlar değerlendirildiğinde 12 yaşından küçük mağdurenin değişmeyen ve çelişmeyen samimi anlatımlarına itibar edilmesi gerektiği, mağdurenin 3.derece kan hısmı sayılan dayısı sanık tarafından beyanında bahedildiği üzere yanında kaldığı 2 ay boyunca sürekli dudağından öpme ve dokunma şeklindeki sarkıntılık boyutundaki eylemlerine maruz kaldığı anlaşılmakla sanığın subut bulan eylemleri sebebiyle TCK’nın 103/1-3.cümle, 103/3-c, 43, 62 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Direnme gerekçesi:
Her ne kadar Yargıtay tarafından bozma yönünde karar verilmiş ise de soruşturma aşamasında olayın ilk haliyle alınan tanık beyanları, sanığın da tevil yollu ikrar içeren beyanlarda bulunmuş olması, mağdurenin aşamalarda beyanlarının birbiriyle uyumlu ve tutarlı olması, olayın kolluk birimlerine yansıma şekli, okul tarafından tutunak dahil olmak üzere mağdure beyanlarındaki anlatımların aynı doğrultuda olması, cinsel istismar suçlarının özü gereği doğrudan görgüye dayalı tanık bulunmasının beklenemeyeceği, dosya içeriğinde birbiriyle çelişen delilin bulunmaması gözönüne alındığında sanığın TCK’nın 103/1-3.cümle, 103/3-c, 43, 62 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekmekle usul ve yasaya uygun olmadığı değerlendirilen sanığın beraatine karar verilmesine dair ilama, bozma öncesi kararda detayıyla açıklanan deliller ve gerekçeye dayanılarak direnilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ” gerekçeleriyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dairemizin 08.02.2022 tarih ve 2021/15320 Esas, 2022/994 Karar sayılı kararı ile olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi usul ve kanuna aykırı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilâmı üzerine yapılan yargılamada ise İlk Derece Mahkemesince direnme kararı verildiği, direnme kararının yerinde olmadığı görülmekle Daire kararının düzeltilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2022/59 Esas, 2022/61 sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Dairemizin 08.02.2022 tarihli ve 2021/15320 Esas, 2022/994 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.