Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/3785 E. 2023/3410 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3785
KARAR NO : 2023/3410
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2034 E. 2021/2734 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Katılan Bakanlık vekilinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönüyle yapmış olduğu temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Diğer temyiz istemleri yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/28 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/2034 Esas, 2021/2734 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tanzim olunan 06.02.2022 tarihli ve 9-2022/8782 sayılı çocuğun cinsel istismarı suçundan; sanık …’in, yeğeni olan mağdure …’nin dudağından öpmek, Mağdure’nin eline kendi cinsel organına pantolonun üzerinden değdirmek ve daha sonra da tekrar Mağdure’yi öpmek şeklinde evin içinde meydana gelen fiilleri ani kesintili olup temadi etmediğinden sarkıntılık suretiyle cinsel istismar suçu oluşturduğu ve sanığın inkara dayanan savunmaları karşısında; Mağdure’nin beyanlarını destekleyen yan delillerin neler olduğu karar yerinde izah edilmeden suçunun sübut bulduğunun kabul edilmesi nedenleriyle bozma, 10.03.203 tarihli ve 9-2022/140177 sayılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, taktiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde; mağdurenin anne ve babasının boşanmış olmaları nedeniyle mağdurenin annesi …, anneannesi ve dayısı olan sanık … ile birlikte yaşadığı, olay günü katılan … ve annesinin kuaföre gitmesi üzerine sanığın mağdure çocuğun yanında durmak üzere eve gittiği, sanığın mağdure ile mutfakta bulundukları sırada mağdure çocuktan dudağını öpmesini istediği, mağdurenin kabul etmediği, bunun üzerine sanığın mağdureyi dudaklarından öptüğü, mağdurenin elini pantolonu üzerinden cinsel organına götürerek okşattığı, yine mağdurenin annesi ile kaldığı odaya götürüp burada kendisini üç kez dudaklarından öperek eylemlerini sürdürdüğü, sanığın eylemini gerçekleştirirken mağdurenin ellerini tutup cebir uyguladığı, devamında mağdurenin annesinin yanına gitmek istemesi üzerine kendisini annesinin yanına götürdüğü, mağdurenin başından geçenleri annesine anlattığı, sanığın olay tarihinde on bir yaşında olan mağdureyi dudaklarından birkaç kez öpmek ve mağdureye kıyafetlerinin üzerinden cinsel organını okşatmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği, sanığın eylemlerinin devamlılık arz eden ani ve kısa süreli nitelik taşımayan, mağdureyi hakimiyet alanına alan ve cinsel arzuları tatmine yönelik ve de art arda gerçekleştiği, sarkıntılık boyutunu aştığı, mağdure …’nin aşamalarda alınan istikrarlı beyanları, katılan … ile mağdure …’nin olay sonrası tutumları, katılanlar ile sanık arasında iftira atılmasını gerektirir herhangi bir dosyaya yansıyan husumetin bulunmayışı, mağdurenin soruşturma aşamasında Çocuk İzlem Merkezinde verdiği beyanı sonrası adli görüşmecinin mağdurenin yöneltilen sorulara açık, net ve samimi yanıtlar verdiğinin, ön görüşmede alınan bilgiler ile adli görüşmede alınan bilgilerin tutarlı olduğunun, mağdure ile yapılan adli görüşmenin amacına uygun, geçerli ve güvenilir olduğu kanaatine varıldığının tespit edilmesi hususları nazara sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığından sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
1. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan bakanlık vekilinin temyiz isteminin, reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
2. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Dosya kapsamı ve ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden ceza verilmesini gerektiğine, taktiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, olay günü on beş yaşından küçük mağdureye yönelik dudağından öpme ve elini tutarak pantolunun üzerinden cinsel organını elletme şeklinde meydana gelen olayda sanığın eylemi cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden hakkında belirlenen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü maddesi gereğince artırılması hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Tebliğname Yönünden
1. Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan onama kararı verilmesi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Sanığın mağdure ile mutfakta bulundukları sırada mağdure çocuktan dudağını öpmesini istediği, mağdurenin kabul etmediği, bunun üzerine sanığın mağdureyi dudaklarından öptüğü, mağdurenin elini pantolonu üzerinden cinsel organına götürerek okşattığı, yine mağdurenin annesi ile kaldığı odaya götürüp burada kendisini üç kez dudaklarından öperek eylemlerini sürdürdüğü nazara alındığında sanığın eylemlerinin devamlılık arz eden ani ve kısa süreli nitelik taşımayan, mağdureyi hakimiyet alanına alan ve cinsel arzuları tatmine yönelik ve de art arda gerçekleştiğinden sarkıntılık boyutunu aştığı anlaşılmakla sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunda kaldığına yönelik bozma istemine ise oy çokluğu ile iştirak edilmemiştir.

3. Kararın gerekçesinin yetersiz olduğuna yönelik bozma istemine İlk Derece Mahkemesinin mağdurenin beyanlarını destekleyen delillerin neler olduğu karar yerinde ayrıntılı olarak izah edildiğinden bu yöndeki bozma istemine iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
1. Gerekçenin (A-1) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
2. Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2021/2034 Esas, 2021/2734 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, Sayın Üye …’un eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığı yönünden karşı oyu ve oy çokluğu ile diğer hususlar yönünden oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.