Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/6795 E. 2023/5605 K. 26.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6795
KARAR NO : 2023/5605
KARAR TARİHİ : 26.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/609 E., 2023/488 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/258 Esas, 2022/473 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/609 Esas, 2023/488 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafisinin Temyiz İstemi
Sanığın katılan mağdureye karşı atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında katılan mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında müsnet suçtan ceza verilirken temel cezanın alt sınırdan tayini ile hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu olayın; “Sanıkla katılan mağdurenin ailesinin Suriye’den Gaziantep iline geldiklerinde beraber yaşadıkları, bu süre zarfında sanıkla katılan mağdurenin aynı odada katılan mağdurenin kardeşleriyle birlikte uyudukları, bu tarihlerde sanığın katılan mağdurenin sırtını okşadığı ve parmağını katılan mağdurenin ağzına soktuğu, daha sonra sanık … katılan mağdurenin ailesinin İstanbul iline taşınarak beraber yaşamaya devam ettikleri ve sanığın burada eylemlerine devam ederek katılan mağdurenin gece yatarken yanına geldiği, katılan mağdurenin cinsel bölgesini yaladığı, katılan mağdurenin ailesinin sanıkla kaldıkları evden Esenyurt’a taşındıkları ancak sanığın zaman zaman yine katılan mağdurenin ailesinin evinde yatıya kaldığı eylemlerine devam ederek 100’den fazla kez parmağını katılan mağdurenin ağzına soktuğu” şeklinde gerçekleştiği kabulü yapılmış,

Yine İlk Derece Mahkemesince; “Sanık her ne kadar tüm aşamalarda alınan savunmasında atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etse de katılan mağdurenin istikrarlı şekilde tüm aşamalardaki anlatımları, sanığın savunması, uzman sosyal çalışmacı görüşü, katılan beyanı, dosyadaki bilgi, belge, tutanaklar ve tüm dosya içeriğinden hareketle sanığın katılan mağdureye yönelık olarak zincirleme şekilde müsnet suçu işlediği vicdani kanaatine varılmıştır. ” şeklindeki gerekçesine binaen sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan yukarıda “HUKUKİ SÜREÇ ” başlığı altında (1) numaralı bölümde belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV.GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/609 Esas, 2023/488 Karar sayılı kararında sanık müdafii ıle katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.09.2023 tarihinde karar verildi.