YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7053
KARAR NO : 2023/5910
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/222 E., 2016/111 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2012/222 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci, üçüncü, beşinci fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyizi
Süre tutum dilekçesi sunulmakla temyiz iradesinden ibarettir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyizi
Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından üst sınırdan indirimsiz ceza verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Müdahil …’nin, müdahil …’ın annesi; sanığın ise müdahil …’ın halası tarafından akrabası olduğu, olay günü olan 08/04/2012 günü müdahil …’ın saat 20.30-21.00 sıralarında şampuan almak için evlerinin karşı caddesindeki bakkala gittiği, bu sırada alkollü olan sanık …’ın müdahilin arkasından gelerek ‘Nasılsın’ dediği ve elini müdahilin omuzuna attığı, müdahilin, sanığın elini ittirerek sanığın yanından uzaklaşmaya çalıştığı ve hızlı bir şekilde evine doğru yürüdüğü, bu sırada müdahilin peşinden gelen ve açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen sanığın bir arkadaşının müdahilin bileklerinden sıkı bir şekilde tuttuğu, sanığın ise müdahilin yanına gelerek müdahilin ağzını eli ile kapattığı, sanığın ve yanındaki şahsın müdahili zorla sürükleyerek müdahilin evinin avlusuna getirdikleri, sesler üzerine müdahil …’nin evin balkonuna çıkıp ‘… sen misin’ diye seslendiği, sanığın ve yanındaki şahsın müdahili merdivenin karanlık olan altına doğru çektikleri, diğer şahıs müdahilin elini tutarken sanığın müdahilin göğüslerini ellediği ve müdahilin tişörtünü çıkarmaya çalıştığı, tişörtü yarıya kadar açtığı, bu sırada müdahilin kardeşi … beyin yanlarına geldiği, müdahilin kardeşini gören sanığın yanındaki şahsın olay yerinden kaçtığı, sanığın ise müdahilin ağzını eli ile kapatmaya devam ettiği ve elindeki bıçak ile müdahilin boğazını kolunun arasına aldığı, müdahili bu şekilde zorla halasının evine götürdüğü, olay nedeniyle müdahilin ruh sağlığının bozulmadığı ancak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralandığı ve maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemler suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2012/222 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.