Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/11103 E. 2017/13406 K. 15.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11103
KARAR NO : 2017/13406
KARAR TARİHİ : 15.09.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının emekliliği hakedip etmediğini öğrenmek için …’na başvurduğunu, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının tuttuğunu öğrenince davalıya bunu bildirdiğini, … yazısını davalıya ibraz ettiğini, davalının davacının haklarını kullanmasını engellemek için baskı ile istifa dilekçesi imzalattığını, işverenin iş aktini haksız feshettiğini davacının haftanın 5 günü günde 11 saat ve … günleri 6 saat çalışmasına rağmen fazla mesai ücretinin ödenmediğini ve çalışma saatlerinin bordroya da yansıtılmadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı, cevap dilekçesi vermemiş, davalı vekili beyan dilekçesinde davacının kendi iradesi ile istifa ettiğini, davalı bünyesinde çalışan işçilerin davacı dahil günlük 7,5 haftalık 45 saat üzerinden asgari ücret aldığınının bordrolar ile sabit olmasına rağmen davacının neredeyse haftada 60 saati aşkın süre çalıştığını iddia ettiğini, bunun gerçek dışı olduğunu, davalı nezdinde ara dinlenmesinin serbest olduğunu, işçilerin her gün en az 1,5-2 saat ara dinlenme yaptıklarını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, iddia, davacının 4 yıllık kıdemi, tanıkların ücretine ilişkin beyanları, emsal ücret araştırması sonucu, imzalı ücret bordolarının veya sair ödeme belgelerinin ibraz edilmemesi hep birlikte değerlendirilerek, davacının son aylık ücretinin 1.050,00 TL net olduğunun kabul edildiği, 1475 sayılı İş Kanun’un 14.maddesinde kıdem tazminatına hak kazandıran hallerin tahdidi olarak sayılmış olup, kural olarak istifa kıdem tazminatına hak kazandıran bir neden olmadığını, 1475 Sayılı Kanun’un 14.maddesine (25/08/1999 tarih ve 4447 Sayılı Kanun’un 45.maddesi ile) eklenen 5.bent uyarınca, sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi yaş şartı nedeniyle emeklilik hakkını kazanmamış olsa da, işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak işçinin bu durumu işverene bildirmesi gerektiği, somut olayda, dava dilekçesi ekinde sunulan 30/09/2013 tarihli Kurum yazısında, davacının 32 yıl sigortalılık ve 4391 prim ödeme gün sayısını tamamladığının belirtildiği, davacının aynı tarihli istifa dilekçesiyle işten ayrılma talebini davalıya bildirdiği, tanık beyanlarıyla da doğrulandığı üzere davacının Kurumdan aldığı yazıyı işverene verdiği, aynı günlü istifa dilekçesinin emeklilik nedeniyle verildiğinin kabulü gerektiği, aksi kabulün makul insan mantığına ve hayatın olağan akışına aykırı olacağı, buradan hareketle, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatı talebinin yerinde olduğu sonucuna varıldığı, haklı nedenle dahi olsa iş sözleşmesini fesheden taraf ihbar tazminatı talep edemeyeceğinden, ihbar tazminatı talebi reddedilmiş; talep edilen son 2 aylık ücretin ödendiğine dair delil bildirilmediğinden, ücret alacağı talebi kabul edilmiş; tanık anlatımlarına göre ve tahakkuk içeren ücret bordrosu veya sair belge ile herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığından, işyerinde belirlenen çalışma gün ve saatlerine göre davacının haftalık kanuni çalışma süresini aşan çalışmaları nedeniyle fazla çalışma ücreti alacağının olduğu görülmüş; alınan bilirkişi raporunun açık, denetime elverişli, hükme esas almaya yeterli olduğu kabul edilerek, rapordaki hesaplama sonuçları benimsenmiş; fazla çalışmaların tanık anlatımına dayanması, belgeye dayanmaması, alacağın hesaplandığı süre ve çıkan miktar ile davalı işyerindeki çalışma koşulları ve davacının yaptığı işin niteliği dikkate alınarak, alacaktan takdiren % 50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmış; kısa kararda hakkaniyet indirimi oranının sehven % 40 olarak yazıldığı, oysa oranın % 50 olduğunun açıkça görüldüğü, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki doğmayacağı değerlendirilerek, yazım yanlışına dayanan bu maddi hata gerekçeli kararda düzeltildiği, bu haliyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile ihbar tazminatı haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, davacı, … 1. İş Mahkemesi’nin 2013/695 Esas sayılı olup Dairemiz tarafından aynı gün incelenen dosyasında tanık sıfatı ile ifade vermiştir. Bu ifadesinde davacı “Birlikte çalıştığımız dönemde davacı haftanın 5 günü 08.00 – 19.00 saatleri arasında, … günleri ise 08.00 – 14.00 saatleri arasında çalışıyordu, pazar günleri normalde tatildi. Fazla mesai olursa çalışıyordu. Davacı bunun dışında fazla mesaiye kalmıştır, ancak ben ne sıklıkla kaldığını bilemiyorum. Fazla mesai ücretleri normal mesai ücreti gibi ödeniyordu“ şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacının bu ifadesi kendisi açısından bağlayıcıdır ve bu ifadesinden fazla mesainin zamsız kısmının ödendiği izlenimi edinilmektedir.
Davacı asıl bizzat celbedilerek, davacıdan bu ifadesi sorulup net bir şekilde açıklatılarak fazla mesai ücretinin sadece %50 zamlı kısmının hüküm altına alınmasının gerekip gerekmediği irdelenerek sonuca gidilmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 15/09/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.