Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/10295 E. 2019/10179 K. 07.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10295
KARAR NO : 2019/10179
KARAR TARİHİ : 07.05.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı … Mat. Mad. Asf. Tic. San. A.Ş. aleyhine müvekkilinin 01.04.2011-27.11.2012 tarihleri arasında silindir operatörü olarak davalı şirkette çalıştığını; iş akdinin işveren tarafından haksız ve önelsiz olarak feshedildiğini; müvekkilinin haftanın 7 günü ulusal bayram ve genel tatil günleri de dahil olmak üzere 07:00-23:00 saatleri arasında çalıştığını; fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram, genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.04.2011-30.11.2011ve 27.03.2012-30.11.2012 tarihleri arasında belirli süreli hizmet akdi ile çalıştığını; iş akdinin sözleşme süresinin bitimi nedeniyle sona erdiğini; bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını; çalışmış olduğu süre içinde tüm ücret ve haklarının ödendiğini; davacının bu konuda müvekkili şirketi ibra ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları, toplanan delillerin değerlendirilmesinde; somut uyuşmazlıkta, davacı iş akdinin işveren tarafından haksız ve önelsiz olarak feshedildiğini iddia ettiği, davalı ise davacının belirli süreli hizmet akdi ile çalıştığını, iş akdinin sözleşme süresinin bitimi nedeniyle sona erdiğini savunmuştur. Ibraz edilen iş sözleşmeleri incelendiğinde taraflar arasında 01.04.2011-30.11.2011 ve 27.03.2012-30.11.2012 tarihleri arasını kapsayacak şekilde 2 adet belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığının görüldüğü, 4857 sayılı İş Kanunu 11. maddesi gereği “belirli süreli iş sözleşmeleri ancak belirli işlerde veya belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak düzenlenebilir.” yasal düzenlemeye göre objektif bir neden olmadıkça belirli süreli olarak düzenlenen sözleşmelerin başlangıçtan itibaren belirsiz süreli olduğunun kabul edildiği, davacının tazminatlara hak kazandığı, ücret alacaklarının ödendiğinin ıspatı yazılı belge koşuluna bağlı olup davalı işveren üzerinde bulunduğu, dosya kapsamından davacının fazla mesai ücreti, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporu ve 20/10/2015 tarihli ıslah dilekçesi incelendiğinde; “davalı işyerinde çalışan davacının kıdem tazminatına, ihbar tazminatı, ulusal bayram genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının olduğu” sabit görüldüğü, hayatın olağan akışı, işçi alacaklarının uzun bir süre için hesaplanması, miktarı dikkate alınarak bilirkişi tarafından tespit olunan alacak miktarlarında takdiren fazla mesai, ulusal bayram-genel tatil ve hafta tatili alacakları için % 30’ar hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait imzasız bodrolarda fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti tahakkuku yapıldığı anlaşılmakla fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarından mahsubunun gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.