YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/380
KARAR NO : 2017/18152
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı Bankanın … Şubesi’nde 05.04.2004 tarihinde işe başladığını, daha sonra farklı şubeler ve pozisyonlarda çalıştığını, iş sözleşmesinin 18.11.2014 tarihinde geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğinin tespit ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; müvekkili Asya Katılım Bankası bünyesinde çalışma hayatına devam etmekte olan davacıya, bankanın mevcut durumu, ihtiyaçları ve 04.09.2014 tarih ve 2916 sayılı Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda feshin son çare olması ilkesi gereğince ücret indirimi, ücretsiz izin başka bir birimde çalışma gibi alternatifler sunduğunu, kendisine bankanın içinde bulunduğu zor durum anlatılarak, başka bir bölge, pozisyon ve ya unvanda çalışma, ücretsiz izne çıkma, çalışma sürelerini azaltma gibi bir çok seçenek sunulduğunu, davacının bu uzlaşma yollarının tamamını kabul etmediğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin geçesizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesinde “yargı kararlarının gerekçeli yazılması” emredilmiştir.
Bu Anayasal zorunluluğunun yansıması sonucu düzenlenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
Bu yasal düzenlemelerin doğal sonucu “ gerekçenin davaya özgü “ oluşturulmasıdır.
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece, işverenin yazılı fesih bildiriminde bulunmadığı, ispat yükü üzerinde bulunan davalı işverenin feshin geçerli nedene dayandığını da ispatlayamadığı, davacının iş sözleşmesinin performans düşüklüğü nedeni ile feshedilmesine karşın performans değerlendirmesinin neye göre yapıldığının, hangi kriterlerin değerlendirmede ele alındığının ispatlanamadığı, davacının performansını arttırıcı herhangi bir çalışma yapılmadığı dolayısı ile feshin son çare ilkesine de uyulmadığı gerekçeleri ile feshin geçersizliğinin tespitine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Her şeyden önce davalı işverence, davacının iş sözleşmesi yazılı olarak feshedilmiştir. Nitekim davacı, 18.11.2014 tarihinde ihtirazi kayıt ile fesih bildirimini imzalamıştır. Dolayısı ile yazılı bir fesih bulunmadığı yönündeki gerekçe dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Yine söz konusu yazılı fesih bildirimi incelendiğinde, davacının iş sözleşmesinin işletmesel nedenlerle feshedildiğinin açıkça belirtilmesine karşın yerel mahkemece, davacının iş sözleşmesinin performans düşüklüğü nedeni ile feshedildiği şeklindeki kabulü ve buna ilişkin olarak yapmış olduğu değerlendirmelerin de yerinde olmadığı ortadadır.
Kısacası mahkemece, özensiz ve dosya içeriğine de uygun düşmeyen bir takım hususlar gerekçe yapılarak karar verilmiştir. Anayasa ile Yasa’nın aradığı anlamda bir gerekçe içermeyen, yerel mahkeme kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.