Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/5887 E. 2019/16244 K. 19.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5887
KARAR NO : 2019/16244
KARAR TARİHİ : 19.09.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının, davalı şirkette 1997 Temmuz-2009 Şubat tarihleri arasında elektrik ustası olarak çalıştığını, tazminat ve ücret alacaklarının ödenmediğini, bunun üzerine davalı şirket hakkında İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2009/30372 Esas sayılı dosyası ile 50.967,37 TL. üzerinden takip başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında 09/11/2009 tarihinde protokol imzalandığını, davalı tarafından 1.500,00 TL. ödeme yapıldığını, 20.000,00 TL miktarlı 2 adet müşteri senedi verildiğini, müşteri senetlerinden kaynaklı olarak 18.500,00 TL nin … Yapı tarafından ödendiğini, davalının protokolde öngörülen diğer ödemeleri bu zamana kadar gerçekleştirmeyerek protokolün bozulmasına neden olduğunu iddia ederek; davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2009/30372 Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından müvekkil aleyhine 06/10/2009 tarihinde ilamsız takip yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, davacıya hiçbir borcun bulunmadığını, icra takibine 15.000,00 TL. nakdi ödeme yapıldığını, 20.000,00 TL. tutarında 2 adet senet verildiğini ve senetlerin davacı tarafından tahsil edildiğini, davacının elektrik ustası olduğunu, müvekkil şirkette 2001 Ocak-2008 Mart tarihleri arasında çalıştığını, mazeret göstermeksizin üst üste 3 gün işe gelmediğini, bu nedenle haklı sebeple iş akdinin feshedildiğini, kıdem tazminatı ve biriken alacakların ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; 6.002,71 TL. net bakiye kıdem tazminatının 27/11/2009 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.759,28 TL. net işlemiş kıdem tazminatı faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.516,00 TL. net ihbar tazminatının 06/10/2009 takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.600,00 TL. net yıllık izin ücretinin 06/10/2009 takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.760,00 TL. net fazla mesai ücretinin 06/10/2009 takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.500,00 TL. net ücretin 06/10/2009 takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarlar üzerinden itirazın iptali ile İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2009/30372 Esas sayılı dosyada takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizce özetle ve sonuç olarak;
“1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı tanığı …’un “…davacı benden 3-4 ay önce aynı nedenle parasını alamadığından ayrıldı…” şeklindeki savunmayı doğrulayan beyanına göre iş akdi, ödenmeyen bir kısım işçilik alacakları nedeniyle davacı tarafından sonlandırılmış olup,kıdem tazminatı talebinin kabulü yerinde isede, iş akdini kendisi sonlandıran taraf, feshi haklı nedene dayansa dahi ihbar tazminatına hak kazanamayacağından, ihbar tazminatı talebinin reddi yerine, kabulü hatalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; 6.002,71 TL net bakiye kıdem tazminatının 27/11/2009 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.759,28 TL net işlemiş kıdem tazminatı faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.600,00 TL net yıllık izin ücretinin takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.760,00 TL net fazla mesai ücretinin takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.500,00 TL net ücretin takip tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarlar üzerinden itirazın iptali ile İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2009/30372 Esas sayılı dosyada takibin devamına,Fazlaya ilişkin ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı 3.516 TL. ihbar tazminatı, 26.623 TL. kıdem tazminatı, 3.500 TL. ücret alacağı, 5.600 TL. ücretli izin alacağı, 5.760 TL. fazla mesai ücreti, 5.968,37 TL. işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 50.967,37 TL. için davalı aleyhine icra takibi başlatmış, takibe davalının itirazı üzerine takip durmuş, davacı, itirazın takibin tamamı bakımından iptali için eldeki iş bu davayı açmıştır.
Davacı ve davalı taraf takipten sonra ancak davadan önce 09/11/2009 tarihinde bir araya gelerek 40.000 TL. olduğu kalemlere ayrıştırılmaksızın kabul edilen borcun ödenmesine ilişkin protokol yapmışlar, bu protokol kapsamında davacı tarafa iki adet 10.000 TL’lik toplam 20.000 TL’lik müşterilerden alınan bono verilmiş, ayrıca davacı asil de davalıdan 1.500 TL. nakit aldığını yargılama sırasında kabul etmiştir. Bono ödeme aracı olduğundan verilen bonoyla borç 20.000 TL için sona ermiştir. Bu bonoların tamamının değil davacı vekilinin beyanına göre 18.500 TL’sinin tahsil edilebilmesinin sonuca etkisi yoktur. Açıklandığı üzere takip tarihi ile dava tarihi arasında, borcun 21.500 TL’si ifa edilmiştir ve takibe konu edilip hak edildiği anlaşılan miktarlardan ödemenin mahsubu gerekmektedir.
Söz konusu protokolün geçerliliğinin protokol şartlarına uymaya bağlı olmasına ve uyulmadığının sabit olmasına göre itirazın iptali davası öncesi protokol taraflar için bağlayıcılığını yitirmiştir.
Öncelikle, fesih işçi feshi olduğundan davacının ihbar tazminatı alacağı bulunmamaktadır. Bilirkişi davacının takibe konu ettiği 3.500 TL. ücret alacağının aynen, yine takibe konu ettiği 5.600 TL. ücretli izin alacağı ile 5.760 TL. fazla mesai alacağının fazlasıyla varlığını tespit etmiş ayrıca kıdem tazminatının takip tarihine kadar işlemiş faizini 2.759,28 TL. olarak hesaplamış, kıdem tazminatı alacağını ise 19.151,17 TL. olarak hesaplamıştır. Sonuç olarak takibe konu alacaklardan davacının 19.151,17 TL. kıdem, 2.759.28 TL. kıdem tazminatı işlemiş faiz, 3.500 TL. ücret, 5.600 TL. yıllık ücretli izin, 5.760 TL. fazla mesai ücreti olmak üzere toplam 36.770,45 TL. alacağı bulunmaktadır.
Yukarıda da açıklandığı üzere takip tarihi ile dava tarihi arasında bu alacağın 21.500 TL.’si ödenmiş olduğundan, bunun mahsubu gerekmekte olup mahsup sonrası davacının ödenmemiş alacak miktarı 15.270,45 TL.dir.
Mahkemece mahsuba ilişkin yasal düzenleme ve Yargıtay uygulaması dikkate alınarak yapılacak mahsup işlemleri sonrasında toplamda takibin 15.270,45 TL. üzerinden devamına bakiyesi bakımından ise itirazın iptaline ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken sadece 19,151,17 TL. olarak hesaplanan kıdem tazminatından 13,148,46 TL.nin mahsubu ile yetinilmesi, mahsup işleminin 8.351,54 TL. eksik yapılması hususu temyiz edildiği ve bu durum dosyada açıkça belli olduğu halde bir önceki kararın temyizi sonrasında dairemizce yapılan bozmaya eklenmesinin unutulması açıkça maddi hata olup, dairemiz bozması eksik kalmıştır.
Maddi hata usulî kazanılmış hakkın istisnası olmakla taraflar lehine usulî kazanılmış haktan söz edilemez.
Yukarıda detayıyla açıklandığı üzere mahkemece yapılacak iş, davacının ihbar tazminatı talep hakkı bulunmadığından, davacının ihbar tazminatına ilişkin talebini bu nedenle reddetmek, bir önceki kararda kıdem tazminatı bakımından takibin 6.002,71 TL. üzerinden devamına karar verildiğinden ve bu husus davacı tarafından temyiz edilmediğinden davalı yararına oluşan usulî kazanılmış hakta gözetilerek mahsubu gereken 21.500 TL.nin 13,148,46 TL.sini hak edilen 19.151,17 TL. kıdemden mahsup edip, kıdem tazminatına ilişkin talebi bir önceki kararda olduğu gibi 6.002,71 TL. olarak kabul etmek, mahsubu gereken bakiye 8.351,54 TL. bakımından ise öncelikle işlemiş kıdem tazminatı faiz alacağı olan 2.759,28 TL.den, daha sonrada daha önce tahakkuk ettiği anlaşılan 5.760 TL. fazla mesai alacağından (5.592,26 TL.) mahsup yapmaktır.
Sonuç olarak;
Davacının itirazın iptali istemi ile açtığı davadaki taleplerinden ihbar tazminatı, hak kazanılmadığı için, işlemiş faiz alacağı talebi takip tarihi ile dava tarihi arasında ödendiği anlaşıldığından reddedilmelidir.
Dava, kıdem tazminatı için 6.002,71 TL., ücret alacağı için 3.500 TL., yıllık ücretli izin alacağı için 5.600 TL ve son olarak da fazla mesai alacağı için 167,74 TL. olmak üzere toplam 15.270,45 TL. için kabul edilmelidir.
Mahkemenin bu hususları gözetmeyen kararı hatalıdır.
3-Kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından takip tarihinden itibaren faize hükmedilmekle birlikte takip tarihinin açıkça yazılmamasının infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de ayrıca hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.