YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2019/320
KARAR NO : 2022/925
KARAR TARİHİ : 15.06.2022
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki “borca itiraz” isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Kayseri 3. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen itirazın reddine ilişkin karar borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına direnilmiştir.
2. Direnme kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. İNCELEME SÜRECİ
Borçlu İstemi:
4. Borçlu itiraz dilekçesinde; alacaklı tarafından aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe dayanak senetlerin kooperatif yöneticisi sıfatıyla kooperatif adına imzalanmış senetler olup, şahsi sorumluluğuna gidilemeyeceğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “Kooperatifin sorumluluğu” başlıklı 28. maddesinde “Anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif, alacaklılarına karşı yalnız mamelekiyle sorumludur.” hükmünün yer aldığını, takip dayanağı bonolarda kooperatifin iki yetkilisinin birer imzası olup, bu da kooperatif adına imza atıldığını gösterdiğini, senetlerde ad ve soyadının sonradan yazıldığını, ayrıca zamanaşımı, faiz ve ferileri yönünden de itiraz ettiğini ileri sürerek borca itirazının kabulü ile %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı Cevabı:
5. Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 701. maddesi uyarınca muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imzanın aval şerhi sayılacağı, takibe dayanak bonolar üzerinde üç ayrı imza bulunmakla birlikte senet ön yüzündeki borçlu …’in imzasının şirket kaşesi üzerinde olmayıp, açıkta imza olduğunu, dolayısıyla borçlu …’in imzasının aval niteliği taşıdığını, avalin geçerliliği için imzanın yeterli olduğunu, ayrıca ad soyadın yazılmasının gerekli olmadığını, borçlunun itiraz dilekçesinde imzanın kendisine ait olduğunu açıkça ifade ettiğini, takip konusu bonolarda kooperatif kaşesi üzerinde yalnızca bir imza bulunduğunu, diğer iki imzanın ise kaşe dışına atıldığını, bonolarda bulunan üç adet imzanın yalnız biri kooperatif (kaşesi) üzerinde Muammer Türkmen ve …’in imzalarının ise açıkta bulunduğunu belirterek itirazın reddini savunmuş ve borçlunun % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:
6. Kayseri 3. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/517 E., 2015/732 K. sayılı kararı ile; incelenen icra dosyası ve senet asıllarına göre takibe konu senetlerde keşidecinin … ve …ilet Uydukent Toplu Konut Yapı Kooperatifi olduğu, senetlerde 3 farklı imzanın bulunduğu, borçlunun senetlerdeki imzaya itirazının olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
7. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 20.09.2017 tarihli ve 2017/5227 E., 2017/11046 K. sayılı kararı ile;
“…Alacaklı tarafından üç adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu …’in icra mahkemesine yaptığı başvuruda; takip dayanağı bonoları kooperatif adına imzaladığını, şahsi sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek takibe itiraz ettiği, mahkemece, bonolarda üç farklı imza bulunduğu, borçlunun keşideci sıfatı bulunması nedeniyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda; senetlerin tanzim tarihleri olan 09.12.2013 tarihi itibariyle senet borçlusu kooperatifin, Kooperatif Başkanı Muammer Türkmen imzası yanında ikinci başkan Yavuz Göksu veya …’den herhangi birinin atacağı imza ile kooperatifin iki imza ile temsil ve ilzama yetkili kılındıkları Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün mahkemeye gönderilen yazısı ile anlaşılmaktadır. Takibe konu bononun incelenmesinde alacaklı takibe konu bonoda lehtar konumunda olup, kooperatif ve … aleyhine takip başlatmıştır. Takibe konu bonoların tanzim eden kısmında … ile birlikte kooperatif başkanının imzalarının bulunduğu bono ön yüzünde başkaca bir imzanın bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda borçlu …’in kooperatifin temsilcisi sıfatı ile kooperatif başkanı Muammer Türkmen ile birlikte imzaladığı bonolar üzerine atılan imzalardan kooperatifin sorumlu olduğu, …’in şahsi sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
O halde icra takibinin … yönünden iptal edilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir …” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. Kayseri 3. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli ve 2018/415 E., 2018/787 K. sayılı kararı ile; senetlerde üç imzanın olduğu, bu imzalardan iki tanesinin borçlu şirket (kooperatif) adına atıldığı, üçüncü imzanın ise senetlerde keşideci sıfatı ile ismi bulunan …’in adına atıldığı, borçlunun takibe konu senetlerden dolayı şahsi sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
10. Direnme kararı süresi içinde borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; takibe konu bonolardan dolayı borçlu …’in şahsen sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
III. GEREKÇE
12. Borçlunun imzaya itiraz dışındaki diğer nedenlerden dolayı ödeme emrine itirazı borca itiraz niteliğindedir. İİK’nın 168. maddesinin 5. fıkrası ile aynı Kanun’un 169. maddesi gereğince kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borçlu, borca itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirerek icra mahkemesinden itirazının kabul edilmesine karar verilmesini isteyebilir. Borcun mevcut olmadığı, ödendiği, ertelendiği, zamanaşımına uğradığı, takas, faiz oranına itiraz, yetki itirazı gibi itirazlar borca itiraz niteliğindedir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 783). İİK’nın 169/a maddesinin 5. fıkrası uyarınca itirazın kabulü kararı ile takip durur.
13. Bu aşamada belirtmek gerekir ki takibe dayanak bononun borçlusunun tüzel kişi olması hâlinde, yetki belgesinde tüzel kişiyi temsile yetkili şahısların bonoyu imzalamış olmasına ve usulünce kaşe basılmış olmasına dikkat edilmelidir. Bu durumda, bonodan doğan sorumluluk doğrudan doğruya temsil edilen tüzel kişiye ait olur. Yetkisiz imza hâlinin düzenlendiği TTK’nın 778. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun’un 678. maddesi “Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.” şeklindedir.
14. Yeri gelmişken avalin de açıklanması gerekmektedir.
15. Aval, TTK’nın 700. maddesine göre poliçede yazılı bulunan borcun kısmen veya tamamen teminat altına alınmasını sağlayan bir nevi kefalettir. Bu kefaleti veren şahsa, aval veren denir (Bozer, Ali/ Göle Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2017, s. 161).
16. Türk Ticaret Kanunu’nun avalin şekline ilişkin 701. maddesine göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. Poliçenin ön yüzüne atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmez ise aval düzenleyici için verilmiş sayılır.
17. Avale ilişkin hükümler TTK’nın 778. maddesinin 3. fıkrası gereğince bonolar hakkında da uygulanır. TTK’nın 776. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ile aynı Kanun’un 778. maddesinin atfı ile uygulanması gereken TTK’nın 701. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, bononun geçerli olması için tek imza yeterlidir ve senet ön yüzüne atılan ikinci imza aval şerhi sayılır. Ne var ki, poliçenin ön yüzüne düzenleyen tarafından iki imza atılmış olsa dahi, bu imzalar TTK’nın 700. maddesine göre aval olarak kabul edilemez. Ancak, keşideciden başka bir kişi tarafından aval veya benzeri sözler kullanılarak imzalanmışsa aval olarak sayılır.
18. Somut olaya gelince; alacaklı … tarafından borçlular …, Muammer Türkmen ve… Uydukent Toplu Konut Yapı Kooperatifi aleyhine üç adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmıştır. Borçlu … yasal süresinde icra mahkemesine başvurarak senetleri kooperatifi temsilen imzaladığını, şahsi sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek borca itiraz etmiştir. Alacaklı vekili cevap dilekçesinde dayanak bonolar üzerinde üç ayrı imza bulunmakla birlikte senet ön yüzündeki borçlu …’in imzasının kooperatif kaşesi üzerinde olmayıp, açıkta imza olduğunu, kooperatif kaşesi üzerinde yalnızca bir imza bulunduğunu, diğer iki imzanın ise kaşe dışına atıldığını, bonolarda bulunan üç adet imzanın yalnız biri kooperatif kaşesi üzerinde; Muammer Türkmen ve …’in imzalarının ise açıkta bulunduğunu beyan etmiştir.
19. Kayseri 7. Noterliğinin 26.07.2012 tarihli ve 19541 yevmiye numaralı ile onaylı… Uydukent Toplu Konut Yapı Kooperatifinin 24.07.2012 tarihli Yönetim Kurulu kararında, iki yıl süre ile seçilen yönetim kurulu olarak kooperatifin unvanı altında mührünün ilavesi ile Başkan Muammer Türkmen’in imzası yanına ikinci Başkan Yavuz Göksu ve …’den herhangi birisinin atacakları iki imza ile kooperatifin temsil ve ilzam edilmesine karar verilmiştir.
20. Takibe dayanak üç adet bononun düzenleyen kısmında …’in bir adet imzası bulunmakta olup, bu imzanın da temsilcisi olduğu koopeatif adına atıldığının kabulü gerekir. Şu hâle göre borçlu …’in kooperatifin temsilcisi sıfatı ile kooperatif başkanı Muammer Türkmen ile birlikte imzaladığı bonolardan kooperatif sorumlu olup, …’in şahsen sorumluluğu bulunmamaktadır.
21. O hâlde borçlunun borca itirazının kabulü ile İİK’nın 169/a maddesinin 5. fıkrası uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmelidir.
22. Hâl böyle olunca direnme kararının yukarıda açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekmiştir.
IV. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı BOZULMASINA,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile eklenen Geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.06.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.