Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5377 E. 2021/5341 K. 26.10.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5377 E.  ,  2021/5341 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5377
Karar No : 2021/5341

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken 28/09/1994 tarihinde vefat eden eşinden dolayı 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu uyarınca bağlanan ve 2330 sayılı Kanun kapsamında %25 arttırılarak ödenen dul aylığının 5434 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 07/07/2014 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacının vefat eden eşinin, muhtarlık görevi nedeniyle daha önce 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamında Bağ-Kur ile ilişkilendirildiği anlaşılmakta ise de, muhtarlık görevinin 27/03/1994 tarihi itibarıyla sona erdiği, sonrasında geçici köy korucusu iken 28/09/1994 tarihinde vefat ettiği; dolayısıyla, Bağ-Kur kapsamında sürdürülen hizmetin sona erdiği bir tarihte ölüm olayının gerçekleştiği anlaşılmakla, 5434 sayılı Kanun ile ilişkilendirilerek davacıya bağlanacak aylığın 2330 sayılı Kanun kapsamında %25 arttırılarak ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tahsis dosyasının incelenmesinden, davacının eşinin geçici köy koruculuğu görevinin yanı sıra, mülga Bağ-Kur Kurumuna tâbi hizmeti bulunduğundan, 1479 sayılı Kanun’un 45. maddesine istinaden 01/10/1994 tarihi itibarıyla 2330 sayılı Kanun uyarınca %25 artırımlı ölüm aylığı üzerinden dul aylığı olarak bağlandığı, Kurum aleyhine yargı harcına hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 10/09/1997 tarih ve 16053 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 29/08/1997 tarih ve 2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasası’nın 4. maddesinin, davacıya 1479 sayılı Kanun’un 45. maddesine istinaden 2330 sayılı Kanun’a göre ölüm aylığının bağlandığı 01/10/1994 tarihi itibarıyla yürürlükteki şeklinde; köy ve mahalle muhtarlarından bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayanların 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamına alındığı, bunlardan yeniden bu görevlere seçilmeyenlerin veya ayrılanların Bağ-Kur’la ilişkilerinin, kanuni primlerini ödedikleri sürece devam edeceğinin öngörüldüğü; uyuşmazlıkta, davacının, 26/03/1989-27/03/1994 tarihleri arasında bir dönem muhtarlık yapması nedeniyle Bağ-Kur’la zorunlu olarak ilişkilendirildiği ve bu ilişkisinin muhtarlık görevinin sona ermesiyle nihayetlendiği, devamında prim ödendiği yönünde davalı idarece herhangi bir iddia ileri sürülmediği gibi, dosyaya bu yönde herhangi bir bilgi veya belgenin de sunulmadığı anlaşılmakla, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.