YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1717
KARAR NO : 2021/6085
KARAR TARİHİ : 06.04.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli Kasten Öldürme, Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER :1-a)Sanıklar …, …, …, … ve … haklarında;
Nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 82/1-a-k, 62/1, 53/1, 63 maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası, hak yoksunluğu, mahsup,
Nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten 5237 sayılı TCK’nın 82/1-a-k, 35/1-2, 62/1, 53/1, 63 maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası, hak yoksunluğu, mahsup,
b)Sanıklar … ve … haklarında;
Nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 82/1-a-k, 62/1, 53/1, 63 maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası, hak yoksunluğu, mahsuba yönelik … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/01/2019 tarihli, 2017/516 E, 2019/21 K. sayılı kararı.
2) … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04/04/2019 tarihli, 2019/887 E, 2019/797 K. sayılı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin 04/04/2019 gün ve 2019/887 E. 2019/787 K. sayılı kararının, sanıklar müdafileri ve katılan kurum vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan Bakanlık vekilinin maktul …’ya yönelik eylemler nedeniyle kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığından bu hükümlere yönelik temyiz talebinin CMK’nin 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
1- Sanıklar …, …, …, …, … hakkında maktul …’ya yönelik nitelikli kasten öldürme ve bu suça azmettirmeden kurulan hükümlerin incelenmesinde;
… Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesi’nin 04/04/2019 gün ve 2019/887 E. 2019/787 K. sayılı “istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine” dair hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin sübuta, vasfa, eksik inceleme ve araştırmaya, delillerin hatalı takdir edildiğine, şüphe ile karar verildiğine, çelişkili ve tutarsız mağdur beyanına itibar edildiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince, isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanıklar …, …, … hakkında mağdur …’a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, sanıklar … ve … hakkında maktul …’ya yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan ve mağdur …’a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse azmettirmeden kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre; sanık …’in mağdur … ile evli olduğu, olay tarihinden önce kendileriyle birlikte ikamet eden ve yakın akrabası maktul … ile eşi olan mağdur … arasında cinsel ilişki yaşanmaya başladığı, eşinin yasak ilişkisinden haberdar olmayan Seracettin ile mağdurun bu aşamada doğan müşterek
çocuklarının da maktulden olduğu şüphesinin doğduğu, daha önce çocukları olmadığından müşterek çocuğun maktulden olduğunun iddia edildiği, cinsel ilişki olayının ortaya çıkması ile mağdur ile maktulün yeni doğan çocuğu da alıp kaçarak birlikte farklı bir şehirde yaşamaya başladıkları, bunun üzerine sanık …’in mağdur ve maktulle irtibata geçtiği, çocuğun kendisinden olup olmadığını öğrenmek istediğini söyleyerek onları bu hususu açıklığa kavuşturmak üzere ortaya çıkmaya ikna ettiği, olay günü sanık …’ın maktul ve mağduru taksi ile alarak Seracettin’in yanına getirdiği, buluşma yerinde sanık …’in müşterek çocuğu da yanına alarak taksiye bindiği, maktul ve mağdurun da ikinci bir taksi ile onu takip ettikleri, Torbalı – Kemalpaşa yolunda araçların durduğu, onları takip eden …’ın kullandığı … ve Maşallah’ın bulunduğu aracın diğer araçların yanına geldiği, sanık …’in çocuğu alarak uzaklaştığı sırada, maktul ve mağdura diğer sanıkların geldikleri araca binmelerini isteyip kendisinin başka bir araçla geleceğini söylediği, maktul ve mağdurun diğer sanıkların bulunduğu araca binerek yola devam ettikleri, hareket eden aracın ana yoldan ayrılıp tali yola girdiği, kısa bir süre sonra arıza nedeniyle yoluna devam edemediği, bu sırada Maşallah, … ve …’in irtibat halinde olduğu sanık …’in olay yerine geldiği, yanında getirdiği öldürmeye elverişli bir bıçakla araç içerisinde bulunan maktulü bıçaklamaya başladığı, maktulün yanında olan mağdurun engel olmaya çalıştığı sırada eyleme devam eden Cüneyt’in mağdurun sırtına da bir kez bıçakla vurarak onun bu direncini kırmaya çalıştığı, bu arada maktulün arabadan çıkıp kaçmaya başladığı, sanık …’in mağduru yanına alıp olay yerinden uzaklaştırdığı, uzaklaştıkları bölgede mağdurun yalvarıp kendisini öldürmemesini istediği, bu aşamada sanık …’in, sanık … ve tefrikli sanık Şehribek’le telefon görüşmeleri yaptığı, mağduru da onlarla konuşturduğu, mağduru öldürmekten vazgeçip birlikte sigara içtikleri, bu sırada olaydan haberdar olan jandarmanın olay yerine ulaştığı, eylemlerin bu şekilde sona erdiği anlaşılan olayda;
a) Sanık … hakkında maktul …’yı nitelikli kasten öldürme ve mağdur …’ı nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten kurulan hükümler yönünden;
Mağdurun duruşma aşamasında rücu ettiği soruşturma beyanlarına göre, sanık …’in olay günü buluşmadan evvel kendisini arayarak “ya kendini öldür ya da biz seni öldüreceğiz” şeklinde beyanda bulunduğu, sanığın maktule yönelik herhangi söz ve davranışının ise olmadığı nazara alınarak, sanığın maktul ve mağdura yönelik eylemleri azmettirdiğine dair her türlü kuşkudan uzak yasal ve yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından maktul …’a yönelik eylemden beraatine karar verilmesi, olayların etkisi ile mağdur …’a yönelik sözlerinin ise TCK’nin 106/1 maddesi kapsamında tehdit suçunu oluşturduğunun ve hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde nitelikli kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüsten mahkumiyet hükümleri kurulması,
b)Sanıklar …, …, … ve … hakkında mağdur …’ı nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten kurulan hükümler yönünden;
aa) Mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanları, olayların gelişimi, sanıkların konumu ve akrabalık ilişkileri, sanıkların gerek birbirleriyle ve gerekse maktul ve mağdurla kurmuş oldukları iletişimler, sergiledikleri sözler ve davranışlar, olayın cereyan ettiği yer ve zaman hep birlikte değerlendirildiğinde olaydan önce çocuk kendilerinden alındıktan sonra maktul ile mağdurun bir şekilde öldürülmeleri yönünde karar alındığı, bunu sağlamak üzere kapsamlı bir buluşma ve ulaşım planları yapıldığı ancak, aracın yolda arıza yapması nedeniyle bu plandan uzaklaşıldığı, bu nedenle sanık …’in başka bir yerde gerçekleştirilmesi planlanan eylemi maktule karşı aracın arıza yaptığı yerde gerçekleştirdiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Olay yerine gelip maktulü öldürme eylemine başlayan sanık …’in eylemini sürdürebilmesi için sanık …’in mağdur …’ı öldürmek üzere olay yerinden uzaklaştırdığı, burada mağdurla aralarında geçen konuşmalar nedeniyle eylemi gerçekleştirmekte duraksayarak mağdura yönelik kararın bir kez daha gözden geçirilmesi umuduyla Seracettin ve Şehribek’le yaptığı görüşmelerde kararı teyit ettiği, bununla birlikte mağdurun olay yerinde ve oradan uzaklaştırdığı esnada veya bekleyip telefon konuşmaları yaptıkları, sigara içtikleri yerde eylemi işlemek için gerekli ve yeterli zamanı ve imkanı bulduğu halde öldürme eyleminin icra hareketlerine başlamadığı hatta mağdura kaçıp kurtulmasını teklif ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mağdur …’a yönelik olarak öldürme eyleminin icra hareketlerine başlanmadığının kabulü ile Cüneyt haricindeki sanıkların mağdur …’a yönelik eylemden beraatlerine karar verilmesi, sanık …’in maktulü öldürmesi sırasında araya giren mağduru engellemek amacıyla bir bıçak darbesi vurması şeklindeki eylemi de kasten yaralama olarak vasıflandırılarak sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde bütün sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten mahkumiyet kararları verilmesi,
bb)Kabule göre de; mağdur …’ın sanık …’in eşi olduğu nazara alındığında sanığın mağdur …’a yönelik eylemin de TCK’nin 82/1-d maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık … hakkında maktul …’yı nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Her ne kadar maktul …’a yönelik eylem diğer sanıklar yönünden töre saikiyle gerçekleştirilmiş ise de, sanık …’in mağdur ile evli olup maktulle mağdur arasındaki ilişkiyi yeni öğrendiği, maktulün sanığın eşi ile ilişkiye girmek ve bu ilişkiyi uzun bir zaman sürdürmek suretiyle evlilik birliğinin gerektirdiği sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesine iştirak etmesi, sanığın eşi ile birlikte evi terk etmeleri, müşterek çocuğun da maktulden olduğu iddiaları karşısında sanık açısından somut olayda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu nedenle sanık …’in münhasıran töre saikiyle hareket etmediğinin kabulü ile sanık hakkında maktule yönelik eylem nedeniyle TCK’nin 29. maddesi uyarınca yasada öngörülen sınırlar dahilinde makul düzeyde indirim uygulanmak suretiyle TCK’nin 82/1-a maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile aynı Kanunun 82/1-k maddesinin de uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş olup sanıklar müdafileri ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, hakkındaki kararın niteliği nazara alınarak sanık …’un TAHLİYESİNE, başka suçtan ilişiği bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı gönderilmesine, diğer sanıklar hakkındaki kararların niteliği, hükmedilen cezaların miktarı ve temyiz incelemesi dışındaki tutukluluk süreleri nazara alınarak tahliye taleplerinin reddine,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince dosyanın … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06/04/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.