YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4951
KARAR NO : 2023/2107
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/472 E., 2020/243 K.
SUÇ : Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2009 tarihli ve 2008/317 Esas, 2009/640 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 08.12.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın Silifke 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 02.07.2013 tarihli ve 2013/56 Esas, 2013/725 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 26.11.2012 tarihinde işlediği, hakaret suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 02.07.2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2014 tarihli ve 2013/819 Esas, 2014/220 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar aynen açıklanarak, sanık hakkında
resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2014 tarihli ve 2013/819 Esas, 2014/220 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10.04.2018 tarihli ve 2016/1604 Esas, 2018/3277 Karar sayılı kararı ile “1- 5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesindeki “resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilerek ondan faydalanma olanağının engellenmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek hak sahibinin ondan yararlanmasının engellenmesi gerekmektedir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Somut olayda, sanığın yırttığı kabul edilen ıslak imzalı ve parçaları birleştirilmiş suça konu belgeden yararlanma olanağının devam ettiğinin gözlemlenmesi karşısında, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve resmi belgeyi yok etme suçuna teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,2-Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, ” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2018 tarihli ve 2018/204 Esas, 2018/452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2018/204 Esas, 2018/452 Karar sayılı
kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 17.09.2019 tarihli ve 2019/2341 Esas, 2019/6314 Karar sayılı kararı ile ” Sanığın, 09.11.2018 tarihli oturum için 08.11.2018 havale tarihli dilekçe ile müdafiini azlettiğini belirterek, Bitlis ilinde bulunan ve duruşmalarda bizzat hazır bulunarak davayı takip edebilecek başka bir avukata vekaletname vermek için süre talep etmesine rağmen, bu talebi ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bozma üzerine Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2019/472 Esas, 2020/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; şizofreni hastası olduğu için cezai ehliyetinin bulunmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın Bitlis Adliyesinde kendisine okuması için verilen Bitlis Sulh Ceza Mahkemesinin 18.06.2008 tarihli ve 2008/32 Esas sayılı ara kararına ilişkin hakim ve katip ıslak imzalı duruşma tutanağı aslını yırtarak ufak parçalara ayırdığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, kararı okuyunca sinirlenip haksız bulduğu için yırttığını savunmuştur.
3. Mahkemece, sanığın resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın temyiz aşamasında sunduğu ek temyiz dilekçesinde; şizofreni hastası olduğunu, cezai ehliyetinin bulunmadığını belirtip temyiz dilekçesi ekinde de buna ilişkin Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından verilen hasta epikriz formu fotokopisini sunması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuksal durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2019/472 Esas, 2020/243 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.