YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17823
KARAR NO : 2023/178
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2013 tarih ve 2013/10382 nolu iddianamesiyle, sanık hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 207/1, 43/1, 157/1, 53 sevk maddeleriyle kamu davası açılmıştır.
2. … … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2013 tarihli ve 2013/449 Esas, 2013/904 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli halini oluşturabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. … … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/23 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f-son) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 72.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmadığına, olayın hukuki ihtilaf olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, re’sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; katılanın, eşine … kurmak amacıyla …’den kredi çekmeyi düşündüğü, bu süreçte bir akrabası vasıtasıyla sanık ile tanıştığı, sanığın Avrupa Birliği Bakanlığından %100’ü hibe olan kredi alabileceklerini söyleyerek katılanı ikna ettiği, bunun üzerine katılanın 08.11.2012 tarihinde sanığın … Bankası … Şubesindeki hesabına 43.500,00 TL para gönderdiği, katılanın bir süre sonra işin akıbetini sanıktan sorduğu, sanığın da ödeme yaptığına ilişkin dekontu e-posta olarak katılana gönderdiği, fakat katılanın yaptığı araştırma neticesinde sanık tarafından gönderilen dekontun sahte olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanığın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilmiştir.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
3. … Ticaret Odası ve … T.A.Ş.’nin cevabi yazıları, taraflarca sunulan dekont, taahhütname, e-posta yazışma ve sözleşme örnekleri, tanık E.Ç.nin beyanı, sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere, eşine … kurmak için …’den kredi çekmeyi düşünen katılanın bir akrabası vasıtasıyla sanık ile tanışmasından sonra, sanığın …’den kredi çekmenin mantıklı olmadığını, Avrupa Birliği Bakanlığından %100’ü hibe olan kredi alabileceklerini, bunun için kendisine yardımcı olabileceğini ve karşılığında %10 komisyon alacağını, kendisinin K… Ltd. Şti.nin ortağı olduğunu, bu kredinin alınabilmesi için Bakanlığa yatırılması gereken harcı katılanın yatırması halinde kredi çıkmaz ise parasını geri alamayacağını fakat kendisinin şirketi üzerinden yatırmaları halinde kredi çıkmasa bile yatırdığı harcı geri alabileceğini söyleyerek katılanı ikna ettiği, bunun üzerine katılanın sanığın banka hesabına suç tarihinde 43.500,00 TL para gönderdiği, daha sonra gönderdiği paranın Bakanlığa yatırıldığına dair belge istemesi üzerine sanığın katılana … T.A.Ş.’ye ait dekont belgesini gönderdiği, dekonttaki bilgilerin uyumsuzluğundan şüphelenen katılanın ilgili banka şubesine gittiğinde dekontun sahte olduğunu öğrendiği olayda; sanığın, banka dekont belgesini katılana menfaat temin ettikten sonra gönderdiğinin, söz konusu belge ile yeni bir menfaat temin etmediğinin ve eylemini gerçekleştirirken ünvanını kullandığı K… Ltd. Şti.nin %50 oranında hissedarı olduğunun toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sübut bulan eyleminin, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hâkime ait olup yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiği, aslı ele geçirilemeyen belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yönünden inceleme yapılması imkânı bulunmadığından belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı gözetilerek, suça konu belge aslının teminine çalışılarak getirtilip incelenmesi, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/23 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.