YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1071
KARAR NO : 2024/339
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/3443 Değişik iş
SUÇ : … meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2021 tarihli ve 2020/2394 Soruşturma, 2021/2649 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … Sulh Ceza Hakimliğinin 11.03.2022 tarihli ve 2021/3443 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 11.03.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.01.2023 tarihli ve 2022/29819 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/8501 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/8501 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, müştekilerin ifadelerinde yer alan şüpheli konumunda bulunan Avukat … ve Avukat …’ın birlikte hareket ederek ve mesleklerine duyulan güveni kötüye kullanarak müştekiler aleyhinde başlatılmış olan icra dosyalarına konu alacakları temlik almak suretiyle haksız menfaat temin ederek kendilerini dolandırdıkları iddiası üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca, yeterli şüphe hasıl olmadığı ve olayın hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 27/03/2018 tarihli ve 2017/6844 esas, 2018/4309 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müştekilerin iddiaları doğrultusunda, şüphelilerin eylemlerinin görevlerinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği yada baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.” şeklindeki düzenlemeye istinaden soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi gerektiği nazara alınmadan,yeterli şüphe hasıl olmadığı ve olayın hukuki ihtilaf olduğundan bahisle genel hükümler uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı başlıklı 58 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır…” ve aynı Kanun’un kovuşturma izni, son soruşturmanın açılması kararı ve duruşmanın yapılacağı mahkeme başlıklı 59 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise; “58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir.
” hükümleri yer almaktadır.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; 1136 sayılı Kanun’un 58 inci ve 59 uncu maddeleri uyarınca, avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılması Adalet Bakanlığının iznine tâbi olup avukat olan şüpheliler hakkındaki şikâyet konusu eylemler bu kapsamda değerlendirilerek, soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla; genel hükümler uyarınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … Sulh Ceza Hakimliğinin 11.03.2022 tarihli ve 2021/3443 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.