YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16054
KARAR NO : 2014/8508
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın katılanan …7210 marka bir cep telefonunu gösterip 120 TL’ye satma hususunda anlaşarak parasını aldıktan sonra katılana, cep telefonunun kılıfını da vereyim diyerek, cep telefonu kılıfının içerisine, içi macun dolu gerçek olmayan bir telefonu yerleştirip vermekten ibaret eyleminin dolandırcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının TL cinsinden adli para cezasına çevrildiği, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmediği 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulamasının ve aynı Kanun 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin hüküm fıkralarının hapis cezası ile ilgili olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
Temel adli para cezasının gün olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. Maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “1 yıl” ve “7300 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.