YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3574
KARAR NO : 2008/4432
KARAR TARİHİ : 07.10.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, 2.979.20YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kaza tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı … AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Bu tür davalarda sigortacının tabi olduğu zamanaşımı süresi sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davada da uygulanır ve aynı tarihte başlar. Dosya içeriğine göre kazanın 26.5.2004 tarihinde meydana geldiği davanın ise 26.3.2007 tarihinde açıldığı nizasızdır. 2918 sayılı yasanın 109/1. maddesinde düzenlenen iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşılmaktadır. Ancak trafik kazası tespit tutanağında kazanın yaralanmalı olduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı yasanın
../…
109/2. maddesinde dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı ifaoe edilmektedir. Ceza zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağı incelenmeli sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 7.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.