Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/7090 E. 2007/2731 K. 19.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7090
KARAR NO : 2007/2731
KARAR TARİHİ : 19.03.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine senede dayalı ilamsız takip başlattığını, ancak davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu senetteki imzanın müvekkilinin murisi …’ye ait olmadığını, adı geçenin okuma- yazma bilmediğini, senedin muvazaalı düzenlendiğini, senedin dayanağı olan borcun muvazaalı ve geçersiz olduğunun Sakarya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1058 Esas, 2003/514 Karar sayılı ilamıyla sabit olduğunu, senedin bu davanın kesinleşmesinden sonra üçüncü kişi olan davacıya ciro edilerek takibe konduğunu, cironun senedin vadesinden sonra yapıldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre davacının senedi vade tarihinden sonra ciro yoluyla aldığı,bu durumda asıl borçluya karşı ileri sürülebilecek def’ilerin alacaklı davacıya karşı da ileri sürülebileceğini,keşideci …’nin lehtar …’a gerçekte bağış yaptığı halde tapuda satış gösterdiği işlemin muvazaa nedeniyle iptal edilerek kararın kesinleştiği, takip dayanağı senedin sözkonusu satışın iptali halinde …’ın mağdur olmaması için düzenlendiği, bu hususun davacı tanığının beyanı ile de ortaya konduğu, davacının bile bile borçlu davalının zararına hareket ederek senedi takibe koyduğu gerekçeleriyle davanın reddine, davacının %40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Somut olayda davacının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatıyla sorumlu tutulmaması gerekirken tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedennlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.