Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/8945 E. 2010/5148 K. 28.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8945
KARAR NO : 2010/5148
KARAR TARİHİ : 28.04.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalıya satılan LCD televizyonların bedelinin tahsili amacıyla yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu televizyonların teslim edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerine göre alacaklı olduğunun anlaşıldığı, sevk irsaliyesinde malı teslim alan kişinin soy ismi ile davalının mağazasındaki unvanın aynı olduğu, davacının tamamlayıcı yemini eda ederek iddiasını ispatladığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile itirazın asıl alacak üzerinden iptaline, davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, uyuşmazlık konusu malların sevk irsaliyesindeki imzası karşılığında davalı şirket adına …’a teslim edildiğini iddia etmektedir. Davalı vekili ise adı geçen şahsın müvekkili şirketin yetkilisi veya çalışanı olmadığını belirterek teslim vakıasını inkar etmiş, tanık dinletilmesine de muvafakat etmemiştir. Mahkemece, hem malın teslimi hem de …’ın davalı şirketin temsilcisi olduğu konusundaki tanık beyanlarına itibar edilip, davacıya tamamlayıcı yemin de ettirilerek hüküm kurulmuştur.
Davalı vekili muvafakat etmediğine göre teslim vakıası tanık anlatımlarıyla ispatlanamaz. Ayrıca ticaret sicili kaydına göre …’ın davalı şirket temsilcisi de olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının defterlerinin lehine delil teşkil etmesi, teslim vakıasını yazılı delille kanıtlaması halinde mümkündür. Mahkemece bu açıklamalar çerçevesinde inceleme yapılıp, gerektiğinde SGK kayıtları da araştırılmak suretiyle sevk irsaliyesinde adı geçen şahsın davalı adına mal teslim almaya yetkili olduğuna dair yazılı delil veya resmi kayıt bulunup bulunmadığı üzerinde durulup, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 28.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.