YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7362
KARAR NO : 2011/8801
KARAR TARİHİ : 30.06.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit – istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının senede dayalı olarak, müvekkili … ve müvekkilinin murisi … hakkında takibe geçtiğini, takip dayanağı senette davacı …’ın hem keşideci borçlu hemde lehtar olup, kefilin muris … olması nedeni ile kambiyo senedi vasfını taşımadığını, ayrıca senette …’ın cirosunun da olmadığını davalının yasal hamil olmadığı gerekçesi ile müvekkilinin senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitine icra dosyasına ödenen bedelin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin davacı … tarafından bizzat düzenlenip müvekkiline verildiğini, müvekkilinin alacaklı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava ve takip dayanağı senette hem keşideci hemde lehtarın davacı … olduğu, ayrıca bu kişinin senette cirosunun olmadığı ancak davacı …’ın Samsun Cumhuriyet Savcılığının 2007/19001 sayılı hazırlık soruşturmasındaki ifadesinde senedin kira borcuna karşılık verildiğini, imzasının da kendisine ait olduğunu kabul ettiği bu durumda adı geçen davacının kabulü nedeni ile diğer davacıların ise senette kefil olarak görünen murisleri …’ın mirasçıları olmaları nedeni ile sorumlu bulundukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu 2.4.2005 keşide, 2.5.2005 vade tarihli 2.700.000.000 TL bedelli bono’da davacı … hem keşideci hemde lehtar’dır TTK-688/5 maddesi uyarınca bono’nun zorunlu unsurlarından biri de lehtarın ismidir. Ancak poliçe hükümlerine atıf yapan TTK-690 maddesinde TTK-585 maddesine atıf yapılmadığından bu madde hükmü bonolara uygulanamaz, ayrıca bir kişinin kendisine karşı borç ikrarında bulunması da hukuken imkansızdır. Somut olayda alacaklı ve borçlu sıfatları birleşmiştir. Bu durumda mahkemece açıklanan nedenlerle davanın kabulü gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukurıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.