YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1433
KARAR NO : 2012/7990
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davalı tarafından takibe konulan çekin keşide tarihinde tahrifat bulunduğundan ve davalı ile hiç bir ticari ilişkileri olmadığından yapılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, dava konusu çekin ciro yoluyla teslim alındığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu çekte tahrifat bulunduğu, sahtecilik def’inin senedin hükümsüzlüğüne taalluk eden def’i olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, somut olay gözönünde tutularak değerlendirme yapıldığında ise; tahsil cirosu ile bir kimseye devredilen senette 600/2.maddesine göre, poliçeden dolayı sorumlu olanların ancak cirantaya karşı ileri sürebilecekleri def’ileri hamile karşı ileri sürebilecekleri, buna karşılık ciro edilenin şahsına karşı dava açılmasının mümkün olmadığı, şu hale göre sahtecilik iddiasına dayalı davanın da ciro edilen vekil hamile karşı değil, ciro edene karşı açılması gerekeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TTK.nun 730/6.maddesi aracılığıyla çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 600/1.maddesi uyarınca çekteki cironun tahsil cirosu sayılması için “bedeli tahsil içindir”, ” kabz içindir”, “vekaleten” ibaresini veya sadece tevkili ifade eden diğer herhangi bir kaydı ihtiva etmesi gerekir. Somut olayda, dava konusu çek arkasındaki ciroda bu şekilde herhangi bir kayıt mevcut olmadığından dava konusu çekin temlik cirosu ile devredildiğinin kabulü gerekir. Dava konusu çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı bu konuda alınan bilirkişi raporu ve dosya içeriği ile sabit olup, tahrifat herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak defilerden olduğundan somut olayda bu yöndeki iddianın davalıya karşı da ileri sürülebileceği gözetilmeden mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.