Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9195 E. 2009/11531 K. 08.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9195
KARAR NO : 2009/11531
KARAR TARİHİ : 08.07.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 193 ada 22 parsel sayılı 1380 m2 yüzölçümündeki taşınmazın yörede yapılan ve 16.11.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece, 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 12 maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 16.11.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 1991 yılında yapılan ve 13.06.1991 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin gerekçesi dosya kapsamına uygun olmamakla birlikte karar sonucu itibariyle doğrudur. Çünkü; dava konusu taşınmaz, orman kadastro tutanaklarına göre kesinleşen orman kadastrosunun sınırları dışında kalmaktadır. Dava konusu taşınmaz, 1982 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalmış olsa idi orman kadastrosu daha önce yapılıp kesinleştiğinden ve taşınmaz orman kadastro sınırları içinde olacağından, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturacaklarından, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934. – İsviçre 976) maddesi gereğince sicil hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edilebilecek ve bu halde 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağı da bulunmayacaktı. Ne var ki; somut olayda, dava konusu taşınmaz orman kadastro sınırlarının dışında kalmaktadır. Mahkemece bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, karar sonuç olarak doğru olduğundan hükmün bu gerekçelerle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.