YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6629
KARAR NO : 2010/6435
KARAR TARİHİ : 07.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sunucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne , manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir
Davalı şirketin dava dışı …’a verdiği inşaatın fayans işini yürüten ve davacının kardeşi ….’in sigortasız çalıştırdığı işçiler arasında olan davacının 15.8.2005 tarihinde şantiye olarak kullanılan inşaat binasının 3. katında gece lavaboya giderken asansör boşluğundan aşağıya düşerek yaralandığı iş kazası olayında %46,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayda davacının %35 davalı şirketin %35, dava dışı … ve …’in %15’er oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 35.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 20.000,00TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davanın kısmen kabulü ile davacının 22.458,96 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminatının 15.8.2005 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine , fazla istemin reddine
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.645,89 TL, manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan 3.900,00TL avukatlık ücretlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, red olunan manevi tazminat miktarı üzerinden aynı tarife uyarınca hesaplanan 600,00 TL avukatlık ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan toplam 1.191,20-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 1.095,84-TL sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına, davalı tarafından yapılan toplam 620,60 TL yargılama giderinin de kabul ve ret oranına göre 50,00 TL davacıdan alınarak davalıya verilmesine kalanın davalı üzerine bırakılmasına
5-Alınması gereken 3.102,78 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 843,40-TL nispi harcın mahsubuyla bakiye 2.259,38-TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 843,40-TL nisbi harç ile 12,20- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,60-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harçlarınnı temyiz edenlere yükletilmesine, 7.6.2010 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.