Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/21885 E. 2013/18986 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21885
KARAR NO : 2013/18986
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesini, çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer hakları ile işe başlatmama tazminatının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili,davacının iş sözleşmesinin 30.03.2011 tarihinde şirket kurallarına uymayarak göstermiş olduğu disiplinsiz davranışlarından dolayı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. maddesi gereğince haklı sebeple feshedildiğini davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesi davcının disiplinsiz davranışları nedeniyle feshedildiği halde savunmanın uygun yer ve zamanda istenmesi ve makul bir süre içinde verilmesinin istenmesi usul kurallarına uyulmadığı, davacının olumsuz davranışlarından dolayı tutulmuş herhangi bir tutanağında dosya içerisine ibraz edilmediği, fesih nedeninin somut, açık ve kesin bir şekilde belirtilmediği, davacı hakkında disiplin cezası verilmediğinden davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığının davalı işveren tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden 25.08.2010 tarihinden beri davalıya ait iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin 30.03.2011 tarihli fesih bildirimi ile şirket kurallarına uymadığı, disiplinsiz davranışlarınızdan dolayı iş sözleşmesinin 4857 Sayılı İş Kanununun 25-II (h) bendine göre 30.03.2011 tarihinden itibaren bildirimsiz ve tazminatsız tek taraflı olarak feshedildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davalı iş sözleşmesini haklı nedene dayalı olarak tazminatsız feshettiğini bildirmiştir. İş Sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedene (4857 sayılı Yasa’nın 25 /II maddesine) dayalı olarak feshedildiği durumlarda geçerli nedenden (4857 sayılı Yasa’nın 18. maddesi) farklı olarak fesih nedenin yer aldığı yazılı fesih bildiriminde bulunulması, fesih nedeninin kesin olarak belirtilmesi ve fesihten önce işçinin savunmasının alınması zorunlu değildir. Mahkemenin, işçinin savunması alınmadığından ve fesih nedeni açık kesin bildirilmediğinden dolayı feshi geçersiz kabul eden kararı açıklanan bu gerekçelerle yerinde değildir. Dosya içeriğinden davacının çalışma süresince işverenin verdiği talimatlara aykırı davrandığı açık olup davacının fesih nedeni yapılan davranışları iş sözleşmesinin haklı nedenle feshini gerektirecek ağırlıkta olmasa da fesih için geçerli neden teşkil ettiğinin kabulü gerekir.
Davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3- Alınması gerekli 24,30 TL harçtan peşin alınan 18,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 5,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 140,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 17.09.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 17.09.2013