Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/8696 E. 2023/5809 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8696
KARAR NO : 2023/5809
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/3679 E., 2022/626 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi/ Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/495 E., 2019/188 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat .. … ile davalı … vekili … geldiler. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı …’ın müteselsil kefaletiyle Bektaş Petrol Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye krediler kullandırdığını, geri ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini, … aleyhine icra takibi yapıldığını, borca yeter mal, hak ve alacağına rastlanmadığını, ancak davalı …’ın ortağı olduğu AFS Akaryakıt A.Ş. nezdindeki 400 adet hissesini davalı …’a devretmiş olduğunu, hisse devrinin alacağın doğumundan sonra alacaklıları zarar ve mal kaçırma kastı ile yapıldığını belirterek, İİK 277 ve devamı maddeleri gereği davalılar arasında gerçekleşen şirket hisse devrine ilişkin tasarrufun müvekkili banka yönünden iptalini ve 400 adet AFS Akaryakıt A.S. Hissesi üzerinde cebri icra yapabilme yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kurucu ortağı olduğu AFS Akaryakıt A.Ş.’nin 16.05.2017 tarihinde kurulduğunu, 300 payının müvekkiline, 400 payın …’a, 300 payın dava dışı …’a ait olduğunu, nakit olarak sermaye paylarının ödendiğini, şirketin TOTAL Oil Türkiye A.Ş. ile bayilik sözleşmesi imzaladığını, faaliyetin başında ortaklar arasında sorunlar yaşanmaya başladığını ve birlikte devam edemeyeceklerine kanaat getirildiğini, …’ın hissesinin de bu nedenle bedelleri ödenerek alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı …; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu … ile …’ın AFS Akaryakıt A.Ş’nin kurucu ortakları olarak 16.05.2017 tarihinde kurulduğunu, borcun kat edilme tarihinden önce tarafların ortak şirket kurdukları dikkate alındığında davalı …’ın diğer davalının borcunun bulunduğunu bilebileceği, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren kişilerin, yatırdıkları sermaye ve faaliyet alanları itibariyle, ortakların borç yapıları ve durumlarını bilme ihtimallerinin yüksek olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı borçlu … tarafından 14.08.2017 tarih 2017/2 sayılı yönetim kurulu kararı ile sahibi olduğu AFS Akaryatık A.Ş. neznindeki 400.000 TL numinal değerli, 400 adet hissenin diğer davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptaline, davacı tarafa Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün 2018/13397 sayılı icra takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere davacıya haciz ve cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin, daha önce akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir kişi olmadığını, serbest mali müşavir olduğunu, davalı … ile daha önce hiçbir ticari ilişki içerisinde olmadığını, TOTAL ile yapılan sözleşme hükümlerinin bağlayıcılığı nedeniyle ve gerçek değeri üzerinden (hatta daha fazlasını ödemek sureti ile) dava konusu hisseleri satın aldığını, davaya dayanak kredilerin, şirket kuruluşu ve dava konusu hisse devir işlemlerinden 1 yıl sonra 22.06.2018 tarihinde kat edilip, yasal takip başlatıldığını, müvekkilinin bu tarihten önce davacının bir kısım banka kredilerine şahsi olarak kefil olduğunu bilmesi veya bu kredilerin ödenip ödenmediğini bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile davalı …’ın, AFS Akaryakıt A.Ş.’de kurucu ortak olmalarının hisse devir işleminin muvazaalı olduğu anlamına gelmediğini, müvekkilinin hisse devir bedelinin tamamını davalı …’ a ödediğini, satış bedelinin taksitler halinde ödenmesinin satım teamüllerine aykırı olmadığını, diğer davalının borca yeter malının bulunup bulunmadığı ve hakkında başlatılan takibe ilişkin hiçbir inceleme ve değerlendirme de yapılmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile malvarlığı borçlarına yetmeyen davalı borçlu …’ın davacı alacaklıya zarar verme kastıyla, 3. kişi …’a borcun doğumundan sonra tasarruf konusu AFS Akaryakıt A.Ş.’deki hisselerini devrettiği, tasarruf konusu şirket hisselerini devralan 3. kişi …’ın davalı borçlu … ile birlikte AFS Akaryakıt A.Ş.’nin kurucu ortağı olduğu, davalı borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, davalı borçlu ile aynı şirkette ortak olan 3. kişi … tarafından bilindiği, bu hali ile dava konusu tasarrufun iptale tabi olduğu gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı borçlu ile dava konusu şirket hisselerinin devredildiği davalı 3. kişi, dava konusu hisse devirlerinin yapıldığı şirkette kurucu ortak olduklarından, davalı 3. kişi Semih’in İİK 280/1 kapsamında davalı borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek durumda olduğunun anlaşılmasına ve aksinin de ispatlanamamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı …’a yükletilmesine,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.