YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1919
KARAR NO : 2023/10056
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2020/556 Esas, 2021/685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 87/3, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2020/556 Esas, 2021/685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 43/1, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/229 Esas, 2022/2620 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak “…Sanık … hakkında ilk derece mahkemesince silahla tehdit suçundan ceza tayin edilirken TCK’nın 43 maddesi uyarınca arttırım yapıldığı halde sonuç cezanın 2 yıl 6 ay yerine 2 yıl olarak hataen eksik yazıldığı anlaşılmış olup, bu konudaki sitinaf talebinin kabulü ile hesap hatası düzeltilerek sanığın silahla tehdit suçundan neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına …” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Uzlaştırma tutanaklarının dosyada mevcut olmadığına,
2. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan …’ın sevk ve idaresi altında olan 03 .. .22 plaka numaralı aracı ile olay günü Efeli Kavşağı’nda seyir halinde iken sanık … tarafından kullanılan 03 .. .50 plaka numaralı araçla aynı güzergahta yol verme meselesi nedeniyle tartıştıkları, yaşanan bu tartışmaya mağdur …, katılan … ve katılan …’ın da müdahil olduğu, tartışma sırasında …’in, …’e yumruk ile vurduğu, …’in kaçmaya başladığı, …’in …’i kovaladığı ve …’e “kaçma seni burada öldürürüm” dediği, …’in, İlker ve …’ya elindeki sopayı gösterdiği, …’in olay nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık …’in, arabadan sopayı aldığını ve havaya kaldırdığını kabul ederek, katılanlar… ve …’ya yönelik eylemini tevil yoluyla ikrar etmiştir.,
3. Katılanların aşamalardaki beyanları istikrarlık göstermektedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak ceza tayin edilirken hesap hatası yapıldığından İlk Derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Uzlaştırma Tutanaklarının Dosyada Mevcut Olmadığına İlişkin Temyiz İncelemesinde
Sanık …’in mağdur …’i kovaladığı ve …’e “kaçma seni burada öldürürüm” dediği, elindeki sopayı gösterdiği olayda yüklenen suçun silahla tehdit kapsamında kaldığı ve 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşılmış olmakla, uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İncelemesinde
“Sanığın dosyaya ve sabıkasına yansıyan suça eğilimli kişiliği ve yargılama sürecinde pişmanlığını gösterir herhangi bir davranışı bulunmaması nedeniyle sanık hakkında takdiren TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki mahkeme gerekçesinde her hangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.” Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 2 yıl 6 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Giriş bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Silahla Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/229 Esas, 2022/2620 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … 6. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.