Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/3029 E. 2020/9551 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3029
KARAR NO : 2020/9551
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (…) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, … sözleşmesinin sonlandığını belirterek fazla mesai, hafta tatili ve … bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk karar, davalı temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 24.112015 tarih ve 2014/30543 esas – 2015/31479 karar sayılı dosyası ile incelenmiş ve fazla mesai ücreti istemi ile hafta tatili ücreti istemi yönünden bozma kararı verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek devam edilen yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.
Somut olayda, Mahkemece bozma öncesi kararda, fazla mesai, … bayram genel tatil, ve hafta tatili ücreti alacakları hüküm altına alınmış, kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 24.11.2015 tarih ve 2014/30543 esas – 2015/31479 karar sayılı ilamıyla davalının sair itirazları reddedilerek, yapılan gerekçeli açıklamalardan sonra davacının aylık ücretini aşan kısımların belirlenerek, hesaplanan fazla mesailerden mahsup edilerek yeniden hesaplanması gerektiği ve hafta tatili ücreti isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiş, ancak bozma konusu yapılmayan … bayram ve genel tatil ücreti alacağının da reddine karar verilmiştir. Usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek bozma sebebi yapılmayan … bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddine karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.